Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE), 5766 sözleşmeli büro personeli (ceza infaz kurumu kâtibi) alımı kapsamında yapılacak uygulamalı sınava ilişkin metinleri ve değerlendirme kriterlerini yayımladı. 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü başlayacak ve devam eden günlerde sürecek olan sınavda adaylara yöneltilecek 30 farklı metin, Adalet Bakanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden erişime açıldı.
Uygulamalı Sınav Ne Zaman Yapılacak?
Sınav 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü başlayacak. Duyuruda sınavın tek günle sınırlı olmadığı, takip eden günlerde de devam edeceği belirtiliyor. Adayların hangi gün ve saatte sınava alınacağına dair bireysel bilgilendirme için CTE’nin ilgili sınav takvimini takip etmesi gerekiyor.
Sınav Metinleri ve Değerlendirme Kriterleri Yayımlandı
Duyuru ekinde adaylar için toplam 30 adet uygulamalı sınav metni yer alıyor. Bunun yanında “Büro Personeli (Ceza İnfaz Kurumu Kâtibi) Uygulamalı Sınav Değerlendirme Kriterleri” başlıklı ayrı bir doküman da yayımlandı. Bu kriterler, adayların sınav sırasında hangi ölçütlere göre değerlendirileceğini gösteriyor.
Yasal Dayanak
Sınav süreci, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 6’ncı maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendine dayandırılıyor. Duyuru bu maddeye açıkça atıf yaparak yayımlandı.
Belgelere Nasıl Ulaşılır?
Sınav metinleri ve değerlendirme kriterleri dokümanları PDF formatında CTE’nin resmi sitesinde erişime açıldı. Adaylar belgelere doğrudan Adalet Bakanlığı’nın ilgili sayfası üzerinden ulaşabiliyor. Metinlerin sınav öncesi paylaşılmış olması, adaylara hazırlık imkânı sağlaması açısından önem taşıyor.
Ek – 1 Büro Personeli (Ceza İnfaz Kurumu Kâtibi) Uygulamalı Sınav Değerlendirme Kriterleri
Metin 1
suç toplumda oluşan düzenin devamını sağlamak ve temel haklar ile özgürlüklerin korunabilmesi için
gereken hukuki değerlerin ihlal edilmesi şeklinde haksızlık oluşturan insan davranışlarıdır bu davranışlar
ceza hukuku yaptırımlarına tabi tutulan ve kanunun karşılığında ceza yaptırımı öngördüğü fiillerdir suç
teşkil eden fiil bir hakkı ihlal ettiği için haksızlık teşkil eder dolayısıyla her suç aynı zamanda haksızlık
teşkil etmektedir ancak her haksızlık suç değildir suç içeriği bakımından kanun koyucunun inancına göre
devletin amaçlarıyla çatıştığından yaptırım olarak ceza veya güvenlik tedbirlerini gerektiren fiil
kapsamındadır bir fiilin suç olup olmadığını belirlemek kanun koyucuya aittir suçla ilgili temel kavramlar
şunlardır fail cezai nitelikteki hukuka aykırı fiili işleyen kişidir yaralama hırsızlık ve dolandırıcılık
suçlarında olduğu gibi suçların çoğunluğu herhangi bir kimse tarafından işlenebilir bunlara genel suçlar
denir bazı suçlarsa sadece belli hukuki veya fiili durumdaki kişiler tarafından işlenebilir bunlara ise mahsus
suçlar denir her suçun faili olduğu gibi mutlaka hukuki konusu bulunmaktadır örneğin hırsızlık suçunun
hukuki konusu zilyetlik yaralama suçunun hukuki konusu vücut bütünlüğü insan öldürme suçunun hukuki
konusu yaşam hakkının ihlalleridir suçun maddi konularına bakacak olursak yalnızca maddi varlığı bulunan
varlıklar üzerinde suç işlenebilir insan suçun maddi konusu olabilir tüzel kişiler topluluklar ve cismani
varlığı olmayan şeyler suçun maddi konusunu oluşturamazlar örneğin hırsızlık suçunun maddi konusunu
çalınan eşya oluştururken kasten öldürme suçunun maddi konusunu insan oluşturmaktadır mağdur insan
toplum devlet ve tüzel kişiler olabilmektedir her suçun mutlaka mağduru vardır suçun mağdurları suç
işlenirken hayatta olan kişilerdir kimse kendi kendisine karşı suç işleyemez örneğin intihar suç değildir
ancak şikayete bağlı suçlarda şikayet hakkı kullanımı suçun mağduruna tanınmıştır suç devlete toplumun
varlığına ve gelişimine ilişkin menfaatlerinin ihlalinden kaynaklanan sosyal zarar yanında doğrudan olarak
zarar da doğurur bu zararlar her suçta mutlaka bulunmaktadır ihlal zarar verme şeklinde ya da tehlikeye
düşürme şeklinde kendini göstermektedir suç işlenmesi nedeniyle mağdur olan kişi ile suçtan zarar gören
kişi birbirinden farklılık göstermektedir
Metin 2
genel olarak kanunlarda suç olarak tanımlanan eylemleri işleyen kişilere verilen yaptırımlara ceza denir
cezalar keyfi olmamalıdır hakkaniyete uygun insani herkese eşit olacak şekilde uygulanmalıdır verilen
cezalarda toplum yararı gözetilmelidir genel olarak cezalar hapis cezası para cezası vücuda zarar verme
hayata son verme veya fail tarafından bir şeyin yapılması şeklinde olabilir türk ceza kanununda bedensel
veya hayata yönelik cezalar bulunmaz türk hukuk sisteminde işlenen suçların karşılığı olarak hapis cezaları
veya adli para cezaları öngörülür türk hukuk sistemindeki cezaların temel özellikleri arasında cezaların
şahsiliği ilkesi bulunmaktadır buna göre kişiler başka birinin işlediği fiiller nedeniyle sorumlu tutulamaz
kanunilik ilkesi de cezaların başka bir özelliğidir ceza yasa koyucu tarafından kanunla konulup ancak
kanunla kaldırılabilir yasa koyucu neyin suç olup olmayacağı suçların karşılığı cezaların neler olacağı
konusunda takdir hakkına sahiptir ayrıca cezanın insan onuruyla bağdaşır nitelikte olması gerekir hiç kimse
insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza veya muameleye tabi tutulamaz ayrıca fiili gerçekleştiren kişiye
verilen cezanın kişiye uydurulması gerekir buna cezanın bireyselleştirilmesi denir suç sayılan eylemler bazı
şartlar altında gerçekleştirilirse suç olarak ifade edilmeyebilir bazı durumlarda da suç sayılmakla birlikte
ceza indirimi yapılması ya da ceza verilmemesi sonucunu doğuran sebeplere hukuka uygunluk nedenleri
denir bu durumlarda işlenen fiiller suç olmayıp kişiye ceza verilmesi uygun değildir ayrıca güvenlik tedbiri
uygulanamaz bu kişiler hakkında dava açılmışsa beraat kararı verilir bazı hallerdeyse kişinin ceza
sorumluluğu ortadan kalkar işlenen fiil nedeniyle failin hangi şartlarda sorumlu tutulacağının tespitinde
kusur durumu önemlidir işlediği fiil ile ilgili kişideki irade gelişiminin şartları bu şartlara istinaden
gerçekleştirdiği eylem nedeniyle failin şahsen cezalandırılması gerekmediği kusur durumu ile ilgilidir
kanuni tanımda yer verilen suç failin kusur yeteneği olmasa bile işlenmiş olursa haksız bir fiildir ve suç
niteliğini korur kanun koyucu faile bazı hallerde kusur yeteneği olmadığı için ceza verilmemesi gerektiğini
bazı hallerdeyse kusur yeteneğinin zayıf olduğu için nispeten daha hafif ceza verilmesi gerektiğini kayıt
altına almıştır
Metin 3
failin gerçekleştirmiş olduğu fiille ortaya çıkan sonuç arasında manevi bağ bulunur bu manevi bağ kusur
olarak ifade edilir failin cezalandırılması için bağın türünün tespit edilmesi önemlidir örneğin akıl hastalığı
bulunan kişinin işlediği suç fiilinin farkında olmaması durumunda cezalandırılması mümkün değildir suçun
manevi unsurları olarak ifade edilen kast ve taksir kavramları failin gerçekleştirdiği fiille arasındaki
nedensellik bağını ifade etmektedir kast kusurlu iradenin tipik gerçek şeklidir suç kanunu emrinin açıkça
ihlalidir emrin ihlali failin yasaklanan fiili istemesi durumunda gerçekleşir kastın varlığı için sadece
hareketin değil sonucun da istenmesi gerekir türk ceza kanununa göre kast suçun var olduğunu
söyleyebilmek için kastın varlığı gereklidir kast ise suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleşmesini ifade eder kastın varlığı suçun bütün aşamalarında aranır ceza kanunlarını bilmiyor olmak
elbette mazeret olarak sayılmaz tüm kanunların herkes tarafından bilinmesini beklemek söz konusu olamaz
hukuku meslek edinen kişilerin bile bunları ezbere bilmeleri veya suç olduğunu tahmin etmeleri mümkün
değildir bu gibi durumlarda gerçekleştirilen fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımında sayılan maddi
unsurları bilmeyen bir kişinin kasten hareket ettiği söylenemez suçun kanuni tanımında sayılan unsurların
tamamı bilinmese bile ahlaki yönden yanlış olduğu bilinen eylemin suç olacağı ihtimalini kişi tahmin
edebilmelidir örneğin yaralama veya hileli davranışlarla dolandırma herkes tarafından bilinen ahlaken de
yanlış kabul edilen davranışlardır bu durumda kimse suçun kanuni tanımında bulunan unsurları bilmediğini
öne süremez doğrudan kast bilerek ve istenerek suçun kanuni tanımında yer alan fiilin işlenmesidir örneğin
pastanede bir kimseye ateş ederek öldüren kişi doğrudan kastla hareket etmiş ise insan öldürme suçunu
işlemiş olur dolaylı kast suçun kanunda tanımlanan fiilin gerçekleşmesinin mümkün veya muhtemelen
öngörülmesine rağmen neticenin meydana gelmesinin göze alınması şeklinde bir düşünce ile fiilin
işlenmesidir örneğin pastanede ateş eden fail oranın kalabalık olması sebebi ile öldürmek istediği kişi
dışında başka kişilerin de zarar görme ihtimalini düşünmelidir ateş sonucu başka kişileri de yaraladığında
yaralama suçundan da ceza alır
Metin 4
taksir yasalarda öngörülen dikkat ve özen yükümlülüğü ihlalinden kaynaklanan öngörülebilir bir suçun
kasıtsız olarak işlenmesidir taksir ile işlenen fiiller sadece kanunda açıkça belirtilen hallerde başvurulan
sorumluluk şeklidir taksirde kusur ağırlığı kasıtlı suçlara göre daha azdır fail çoğu zaman kendisi de bir
mağduriyet yaşar özellikle trafik kazalarında bu durum sıklıkla yaşanır dikkatli ve tedbirli davranarak ortaya
konulması gereken irade yerine dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak başka bir irade ortaya konulur taksirli
sorumluluktan söz edebilmek için mutlaka zararlı neticenin gerçekleşmesi gerekir taksirle işlenen suç
neticesinde verilecek olan ceza failin kusur oranına göre değişir basit taksir öngörülebilir neticeyi failin
öngörememesi sonucunda ortaya çıkar failin dikkatli ve özenli olması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı
hareketle suç fiilini işlemesidir basit taksir için bilinçsiz taksir adi taksir gibi ifadeler de kullanılmaktadır
örneğin gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan bir fabrikada işçi çalıştıran işveren iş kazası neticesinde
yaralamaya sebebiyet verirse basit taksirle yaralama suçunu işlemiş olur birden fazla kişinin taksirle işlediği
suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur her failin cezası kendi kusur oranlarına göre ayrı ayrı
belirlenir bilinçli taksir failin öngörüsüne rağmen neticenin gerçekleşmesini istemeyip kural ihlali yapıp ya
da şans kişisel yetenek gibi etkilere güvenerek hareket etmesiyle suç fiilini işlemesidir fail sonucun meydana
gelebileceğini öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder örneğin sollamanın
yasak olduğu yolda bu yasağa uymayıp şoförlüğüne güvenerek sollama yapan ve ölüme sebebiyet veren
kişiye bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı ceza verilir taksirli hareketle sebep olunan olayda
failin kişisel ve ailevi durumu artık cezanın verilmesini anlamsız kılacak kadar mağdur olmasına neden
olursa ceza verilmez taksirle işlenen suçlarda kanundaki tanımında kastın unsurlarından bilerek ve istenerek
işlenmesi yer almaz taksirden bahsedebilmek için failin suç işlerken suç işlemek amacıyla hareket etmemiş
olması gerekir kastla taksir arasındaki önemli ayrım isteme unsurudur kanunun fiilin taksirle işlenen şeklini
doğrudan suç olarak kabul etmediği durumlarda taksirle işlenen fiilin suç olarak kabulü mümkün değildir
Metin 5
kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başlayıp elinde olmayan
nedenlerle tamamlamazsa teşebbüsten dolayı sorumlu olur suç genelde fiilin işlenmesi ve neticenin
meydana gelmesi ile sonuçlanır suçun tam olarak gerçekleşmediği durumlarda da suç genel tanımının
dışında kalır işlenen suç tamamlanmaz veya suç unsurlarının eksik olması nedeniyle suçun hukuk tanımına
uymaması durumunda suçun özel görünüş şekillerinden bahsetmek gerekir teşebbüs suçun özel görünüş
şekillerinden biridir suç yolunda ilerleyen fail çeşitli aşamalardan geçer suç yolunda icra ve tamamlama
aşaması olmak üzere iki aşama vardır kasıtlı işlenen suçlarda bahsedilen aşamalara düşünce aşaması da
eklenir bu aşama icra aşamasından önce gelir bazen de tamamlanma aşamasını son bulma aşaması takip
eder böylece suç yolunda dört aşama vardır denilebilir düşünce aşaması ceza hukukunu ilgilendirmez
eyleme dönüşmeyen hiçbir düşünce cezalandırılamaz icra aşamasına geçilmesiyle ceza hukukunun alanına
girilir düşüncenin somutlaştırılarak dış dünyada eyleme dönüşmesi her zaman o suçun icrasının başladığı
anlamına gelmez bu aşamada da hazırlık hareketleri icra hareketleri ayırımı yapılır hazırlık aşaması kural
olarak cezalandırılmaz ancak bazı istisna teşkil eden suçların hazırlık hareketleri cezalandırılabilir icra
aşamasında failin suç işleme düşüncesi icrai veya ihmali bir hareketle somutlaşır icra aşamasından sonra
tamamlama aşaması gelir tamamlanmış suç fail tarafından işlenen somut fiilin kanundaki soyut tanıma
uymasını ifade etmektedir fiil suç tanımına uygun bulunduğu anda suç tamamlanır teşebbüs aşamasında
kalmış suçu tam tamamlanmış suçtan ayıran nokta tamamlanma anının yokluğudur suçun tamamlanması ile
son bulması aynı olabileceği gibi bazen çakışmayabilir örneğin tokat atıldığında yaralama suçu oluşarak
tamamlanır birden fazla tokat atıldığında son tokadın atılmasıyla suç tamamlanmış olur aslında ilk tokadın
atılmasıyla suç zaten tamamlanmıştır bütün unsurları tamamlanmış suçla teşebbüs aşamasında kalmış suç
arasında manevi unsur yönünden fark yoktur her ikisi de suç sayılan belirli bir sonuca ulaşabilmek amacı
ile işlenir teşebbüste eksik failin iradesi dışında kalan nedenle bu sonuca götürecek hareketlerin bitmesi
veya biten hareketlerden hedeflenen sonucun oluşmasına engel olmasıdır
Metin 6
failin suçun icra eyleminden kendi isteğiyle vazgeçmesi ya da kendi çabası sonucu suçun tamamlanmasını
veya sonucun gerçekleşmesini önlemesi gönüllü vazgeçme şeklinde ifade edilir gönüllü vazgeçmede fail
suç yolunda sonuna kadar ilerleme imkanına sahipken kendi isteği ile devam etmek istemez gönüllü
vazgeçen kişi teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz eylemin tamamlanmış olan kısmı eğer herhangi bir suç
oluşturursa bu durumda sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır gönüllü vazgeçmede fail icra hareketlerine
devam edebilecek ve neticeyi gerçekleştirebilecek imkana sahiptir ancak bunu istememektedir neticeyi
gerçekleştirme ve devam etme isteğinin olmasına rağmen bu eylemi gerçekleştiremiyorsa gönüllü vazgeçme
yoktur saik önemli değildir mağdura duyduğu acıma cezadan korkma günah işleme düşüncesi toplumsal
dışlanma endişesi gibi nedenlerle vazgeçme olabilir vazgeçme failin özgür iradesi ile olmalıdır dışarıdan
gelen maddi veya manevi baskı altında vazgeçen kişi gönüllü vazgeçmiş olmaz failin iradesi zorlanmış
olmamalıdır örneğin failin hırsızlık yapmak için girdiği evde ev sahibine acıyarak ya da günah işleme
düşüncesi ile icra hareketlerini tamamlamaktan vazgeçtiği durumda bu vazgeçme gönüllü gerçekleşmiştir
sadece tamamlanan kısım suç oluşturuyorsa fail o kısımdan sorumlu olur verilen örnekte fail sadece konut
dokunulmazlığının ihlalinden sorumlu olur ancak güvenlik görevlisinin düdüğünü duyduktan sonra
pencereden atlayan failin vazgeçme eylemi gönüllü olmayıp fail hırsızlığa teşebbüs suçundan dolayı
cezalandırılır failin fiilini sona erdirmesine herhangi bir neden engel olacak şekilde sebep olmuşsa ve bu
nedenle fail amacına ulaşamayacağını anlayarak eyleme devam etmeyi bırakmışsa gönüllü vazgeçme yoktur
devam etme imkanı olmalı ve kendi iradesiyle kullanmaktan vazgeçmiş olmalıdır failin pişman olurken
samimi olması şart değildir ceza korkusu üçüncü kişilerin tavsiyesi veya acıma gibi nedenler failin
vazgeçme sebepleri arasındadır etkin pişmanlık kişinin işlemiş olduğu suçlardan dolayı kendi isteğiyle
sonradan pişman olması suç teşkil eden fiilin meydana getirdiği olumsuz sonuçları gidermesi halinde
uygulanan ceza hukuku kavramıdır suç oluştuktan sonra fail suç eyleminden kendi isteği ile döner ise etkin
pişmanlık cezayı ortadan kaldırabileceği gibi cezada indirim yapılabilmesini de sağlar
Metin 7
haksız tahrik failin kendi kusuru olmaksızın başkalarının haksız hareketleri sonucunda kapıldığı hiddet veya
elemin etkisiyle bir tepki suçu işleyerek hiddetle işlediği tepki suçunun cezasının bir miktar indirilmesidir
insan psikolojisinin buhran halini ifade eden haksız tahrik cezayı hafifleten genel kişisel ve kanuni bir
nedendir haksız tahrikin kişide oluşturduğu öfke ve şiddetli elem nedeniyle failin iradesinin özgürlüğünün
azaldığı ve mağdurun haksız hareketinin suça neden olduğu düşüncesiyle faile daha az ceza verilir cezanın
azaltılmasını gerektiren iki neden bulunur bunlar psikolojik nedenler ve haksız tahriktir psikolojide
heyecanın bir türü şeklinde nitelendirilen hiddet halidir bu durumda insanın iradesi zayıflayarak rahatlıkla
suç işleyebilir bu şekilde suç işleyen kişiler normal durumlarda suç işleyen kişilerden daha az tehlikelidir
haksız harekete uğrayan kişinin içine düştüğü bu psikolojik durum göz önünde bulundurulmalıdır çünkü
haksız harekete uğrayan kişi iradesi zayıfladığı için kolaylıkla suç işleyebilir objektif veya hukuksal
nedenlerin varlığında tahrik edilmesi nedeniyle suç işleyen kişi tek başına suç işlemiş sayılmaz tahrik eden
mağdurun da suçu vardır olayda yalnızca faili sorumlu tutmak haksızlık olur çünkü bu suçun işlenmesinde
mağdurun yaptığı hareket etkili olmuştur mağdurun kusurlu hareketleri failin cezasında indirim yapılmasını
gerektirir kendisine yöneltilen haksız hareketler sonucunda sakinliğini koruması gerekirken bunu
yapamayarak duygusal çöküntü yaşayan duyduğu üzüntü ve öfke nedeniyle suç işleyen failin bu
etkilenmesine hukuki değer vermek ceza adaletinin gereğidir hakim her olayın özelliğine göre hangi fiilin
tahrik edici fiil olduğunu tespit eder tahrik edildiğini söyleyen kişinin durumu olay yeri ve zamanı dikkate
alınarak belirlenir tahrik eylemi failin şahsına vücut bütünlüğüne hürriyetine yönelebilir hatta failin
yakınlarına sevip değer verdiği kimselere değer yargılarına malvarlıklarına veya faille herhangi bağı
olmayan üçüncü kişilere yönelik işlenebilir tahrike sebebiyet veren fiil haksız olmalıdır bir hareketin haksız
olması için hukukla çatışması yeterlidir hareketin ayrıca suç oluşturuyor olması gerekmez suçsa zaten
haksızdır hiddet şiddetli bir öfkenin hali olarak tanımlanmaktadır kanun hiddet ve elemi birbirine benzediği
için aynı nitelikte kabul eder
Metin 8
kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik gerçekleşmesi ya da tekrarı muhakkak olan haksız
saldırıyı o andaki mevcut hal ve koşullara göre uzaklaştırmak amacıyla işlenen fiiller meşru savunmadır
zorunluluk kapsamında işlenen fiille yapılan saldırının arasında orantı olmalıdır bu zorunluluktan dolayı fail
cezalandırılmaz meşru savunma tüm ceza kanunlarında kabul edilen hukuka uygunluk nedenlerinden biridir
insanda bulunan kişinin kendini koruma içgüdüsüne dayanır haksız saldırıyla karşılaşan kişi kendisini
koruma amacıyla hareket eder hukuk düzeni saldırıya uğrayan kişinin menfaatini kanuna karşı çıkan kişinin
menfaatine tercih eder meşru savunma söz konusuysa suç olmadığından failin cezai sorumluluğu bulunmaz
bütünüyle sona ermiş saldırıda meşru savunma olmaz başlamamış ancak başlaması muhakkak olan devam
eden veya bitmiş olmasına rağmen tekrarı mümkün bulunan saldırı mevcut saldırı sayılır ileride saldırıda
bulunacaktı gibi düşünceyle saldırı yapmak meşru savunma değildir saldırı tamamen bittikten sonra bir fiilin
işlenmesi halinde de savunmadan bahsedemeyiz bu durumda şartları mevcutsa haksız tahrik söz konusu olur
saldırı mutlaka fiziki bir şiddet olarak anlaşılmamalıdır önemli olan savunmayı zorunlu kılan tehlikelerin
varlığıdır örneğin bir kişi kapı önünde durup insanların binaya girmelerini engelliyorsa zorunluluk durumu
vardır denir ancak sözlü saldırılar bu anlamda saldırı olarak kabul edilmez bir kimsenin belli şekilde hareket
etmesine izin veren veya emreden kuralların bulunmaması gerekir hukuka uygunluk nedenleri varken
gerçekleşen saldırılar haksız değildir örneğin bir tutuklama emrini yerine getiren polis memuruna karşı
şiddet uygulayan kimse meşru savunma durumunda olamaz sadece insanların gerçekleştirdiği eylemler
haksız olabilir hayvan saldırısı veya doğada gerçekleşen olaylara karşı savunma meşru savunma olmaz
ancak bir tehlike söz konusu olursa o zaman zorunluluk halinden söz edilir eğer bir hayvan sahibi tarafından
araç olarak kullanılıyorsa yani saldırıda bulunması için yönlendiriliyorsa saldırgan hayvan değil hayvan
sahibidir kişi haksız saldırıya kendisi neden olmuş olsa bile haksız saldırıyı yapan kişi hukuken korunmadan
mahrum bırakılamaz kendi haksız hareketiyle diğer kişiyi meşru savunma durumuna sokmuşsa kişinin
savunması meşru savunma sayılamaz
Metin 9
kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik olup kişinin bilerek neden olmadığı başka şekilde korunma
olanağı bulunmayan ağır bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile işlenen fiiller
zorunluluk halini ifade eder tehlikenin ağırlığıyla konu ve kullanılan araç arasında orantı bulunması
koşuluyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez zorunluluktan bahsedebilmek için yaklaşan bir tehlike
veya mevcut bir tehlike olmalıdır derhal korunma hareketi yapılmazsa korunmaya çalışılan yararın zarar
görme ihtimali daha büyük olabileceğinden yakın tehlike de mevcut tehlike olarak kabul edilir tehlike
durumunun nedeni önemli değildir insanın açlık susuzluk gibi ihtiyaçları veya doğal nedenler hatta insan
saldırısı da neden olabilir insan saldırısı durumunda saldırıya uğrayan kişinin hareketi saldırgana karşı değil
tehlikeye yabancı başka kimseye karşı olmalıdır zorunluluk hali gerçekleştiğinde tehlike mutlaka masum
üçüncü kişinin zarar görmesini haklı gösterecek ağırlıkta olmalıdır bu durumda hem tehlikenin ağır olması
hem de ortaya çıkabilecek zararın ağır olması gerekir örneğin tehlikeye neden olan kişi daha sonra yaptığı
hareketi bertaraf etmek amacıyla üçüncü kişilere zarar vermesi durumunda zorunluluk halinden
faydalanamaz tehlikeye kasten veya bilinçli taksirle sebep olan kişi bu durumdan faydalanamaz taksirli
hareketi nedeniyle tehlikeye sebep olan kimse tehlikeye bilerek neden olmuş sayılmaz tehlikeye bilerek
neden olunması failin hem iradi hareketle tehlikeye neden olması hem de tehlikeyi öngörmüş veya istemiş
olması anlamına gelmektedir korumaya ilişkin koşullarda kişinin fiilinin tehlikeden kurtulmak için zorunlu
olması gerekmektedir başka türlü kurtulma imkanı varsa suç işleyip tehlikeyi önleyen kişi zorunluluk
halinden faydalanamaz tehlikede bulunan hak başkasının hakkına zarar vermeden korunabilir bir haksa
zorunluluk hali yoktur örneğin kaçarak tehlikeyi önlemek mümkünse yine zorunluluk hali yoktur tehlikeye
maruz kalan kişi bu tehlikeye göğüs germe yükümlülüğündeyse bu kişi tehlikeyi bertaraf etmek için üçüncü
kişilere zarar verdiğinde zorunluluk halinden yararlanamaz örneğin gemi kaptanı olası bir tehlikede tüm
yolcuları tahliye ettikten sonra gemiyi terk edebilir bir komutan savunmaya yarayan tüm araçları tüketmeden
düşmana teslim olursa zorunluluk hali olmaz
Metin 10
kanunun ayrı tuttuğu durumlar dışında sanık duruşmada hazır bulunmazsa hazır bulunmayan sanıkla ilgili
duruşma yapılmaz sanığın duruşmaya gelmemek için geçerli bir nedeni yoksa duruşmaya zorla getirme
kararı alınır ancak sanıkla ilgili elde edilen deliller dikkate alındığında mahkumiyet haricinde bir karar
verilmesi sonucuna ulaşılırsa dava sanığın yokluğunda bitirilir mahkemeye gelen sanığın duruşmanın
devam ettiği süre boyunca hazır olması sağlanır ve duruşmadan kaçmasını engelleyecek önlemler alınır
sanık sorguya çekilir ve artık duruşmada bulunmasına gerek kalmaz ise bu durumdaki sanık duruşmadan
çekilebilir ya da verilen aradan sonraki oturumlara katılmasa bile dava yokluğunda bitirilir mahkeme
tarafından sorgusu yapılan sanık ya da bu hususta sanık tarafından yetki verilen müdafi talepte bulunursa
mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir hastalık disiplin önlemi veya zorunlu diğer
sebeplerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane ya da tutukevine gönderilmiş sanığın
sorgusu yapılmışsa diğer celselere katılmamasına mahkeme tarafından karar verilebilir sanığın beş yıl hapis
ve daha fazla cezasını gerektiren suçlar dışındaki suçlar için istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir sorgu için
saptanan gün cumhuriyet savcısı sanık ve müdafine iletilir cumhuriyet savcısı ile müdafinin sorgu işlemi
esnasında hazır bulunması zorunlu değildir sanığa sorgu işlemi başlamadan önce ifadesini esas mahkemesi
önünde verme isteği sorulur sorgu işlemine ait tutanak duruşmada okunur yurt içinde bulunan sanığın
sorgusu hakim veya mahkemenin zorunlu bulduğu hallerde görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak
yapılır bu durumdaki sanığın duruşmalara aynı teknik aracılığıyla katılmasına karar verilir yurt dışında
olması sebebiyle duruşma tarihinde duruşmaya katılması mümkün olmayan sanık yönünden duruşmanın
yapılacağı tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir duruşmada sanığın
yüzüne karşı suç ortaklarından birisinin ya da bir tanığın doğruyu söylemeyeceği izlenimi oluşabilir bu
durumda mahkeme sorgu ve dinleme işlemi esnasında sanığı mahkeme salonundan çıkarma kararı alabilir
sanık tekrar geldiğinde ise tutanaklar okunur duruşma anında savcı ya da müdafi sanığa katılana tanıklara
ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere doğrudan soru sorabilirler
Metin 11
soruşturma evresinde hakkında suç işlediği şüphesi bulunan kişilere şüpheli denir kovuşturma evresinin
başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreçte hakkında suç şüphesi bulunan kişilere ise sanık
denir şüpheli ve sanık ceza muhakemesi sürecinde savunma makamı olarak yer alır şüpheli veya sanık
savunma hakkını kendisi kullanabileceği gibi istemesi halinde savunma sürecinde müdafiden yararlanabilir
bir şüphelinin sanık sıfatı alması için soruşturmada elde edilen deliller ile yeterli şüpheye ulaşılması ve buna
dayanarak savcı tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme ya da hakim tarafından kabulü gerekir
şüpheli ve sanık muhakeme süreci tamamlanıp kesin hüküm verilinceye kadar suçlu veya suçsuz olarak
ifade edilemez şüpheli veya sanık hakkında suç işlediği şüphesi mevcutsa nihayetinde insan olduğu
unutulmamalı ve insanlık onuruna yakışmayan uygulamalara maruz bırakılmamalıdır şüpheli ve sanık ceza
muhakemesinde birçok haklara sahiptir ceza muhakemesinin temel ilkeleri aynı zamanda şüpheli ve sanığın
hakları olarak kabul edilir şüpheli ve sanık hakları arasında haklarını ve yapılan suçlamayı öğrenme hakkı
yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı susma hakkı delillerin toplanmasını talep etme hakkı dosyayı
inceleme ve dosyadan örnek alma hakkı müdafiden yararlanma hakkı ve lekelenmeme hakkı bulunmaktadır
şüpheli veya sanığa soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hakkında işlem yapılan ilk anda yetkili makamlar
tarafından hakları açıklanır müdafi seçme hukuki yardımdan faydalanma susma ve delillerin toplanmasını
isteme hakları olduğu kendisine bildirilir ayrıca şüpheli ve sanığa kendisine yöneltilen suçlamanın ne olduğu
bildirilir ifade alınması veya sorguya çekilme işlemi gerçekleşmeden önce şüpheli ya da sanığa kendisine
yöneltilen isnadın ne olduğu açıklanır susma hakkı şüpheli ve sanığın kendisine yöneltilen suç hakkında
açıklama yapmamasıdır kişi bu hakkı hiçbir soruya cevap vermeyerek tamamen bazı sorulara cevap verip
bazılarına vermeyerek kısmen de kullanabilir sanığın kendisine yöneltilen suç isnadını çürütmek için lehine
olan delillerin toplanmasını talep etme hakkı mevcuttur ayrıca sanığa kendisini savunarak isnat olunan suç
şüphesini ortadan kaldırma hakkı tanınır şüpheli ve sanık ceza soruşturması ve kovuşturmasının her
aşamasında bir müdafiden yararlanma hakkına sahiptir
Metin 12
ön inceleme aşaması sona erdikten sonra sözlü yargılama için taraflar duruşmaya davet edilir taraflara
duruşma için davetiye gönderilir davetiyede tarafların belirlenen gün ve saatte geçerli bir mazereti olmadan
duruşmaya gelmemeleri halinde yokluklarında devam edileceği yazılır bu aşamadan sonra devam edilen
duruşma süreci için yapılan işlemlere itiraz etme haklarının sona erdiği bildirilerek sözlü yargılamada
duruşmanın ertelenmesi halinde tekrar davetiye gönderilmeyeceği bildirilir duruşmaya usulüne uygun
olarak davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmez ya da gelip de davayı takip etmezler ise bu durumda
dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri
duruşmaya gelir diğeri gelmezse gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda
devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır geçerli bir sebebi olmadan duruşmaya gelmeyen taraf
yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın
veya vekilinin aynı anda ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul
işlemleri yapmalarına karar verebilir mahkeme resen veya taraflardan birinin talebi ile tanık bilirkişi ya da
uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebilir
mahkeme tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin aynı anda ses ve
görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine resen karar verebilir mahkeme fiziki engel
veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırlarının içinde başkaca yerde yapılmasına yargı çevresi içinde
yer aldığı bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun uygun görüşünü alarak karar verebilir hakim
duruşma esnasında düzeni bozan kişinin avukatlar hariç duruşma salonundan çıkarılmasını emreder kişi
uyarıya rağmen mahkemenin düzenini bozmaya devam ederse uygun olmayan söz söyler ve davranışlarda
bulunursa yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır bu hüküm avukatlar hakkında
uygulanmaz mahkeme huzurunda söylenen sözler ve uygun olmayan davranışlar suç teşkil ediyorsa bu
durum tutanak altına alınarak cumhuriyet başsavcılığına bir yazı ekinde gönderilir suç teşkil eden fiili
işleyen kişinin avukatlar hariç gerekiyorsa tutuklanmasına karar verilir
Metin 13
duruşma herkese açıktır ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde
duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir duruşmanın
kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır sanık on sekiz yaşını
doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır hüküm de kapalı duruşmada açıklanır bu duruma zorunlu kapalılık
denilir kapalı duruşmada mahkeme bazı kişilerin hazır bulunmasına izin verebilir bu halde adı geçenler
duruşmanın kapalı olmasını gerektiren hususları gizli tutması için uyarılır ve bu husus tutanağa yazılır kapalı
duruşmanın içeriği hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamaz açık duruşmanın içeriği milli güvenliğe genel
ahlaka kişilerin saygınlık onur ve haklarına dokunacak veya suç işlemeye sevk edecek ölçüde ise mahkeme
bunları önlemek amacıyla ve gerektiğinde duruşmanın içeriğinin kısmen ya da tamamen yayımlanmasını
yasaklar ve kararını açık duruşmada açıklar sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya
konulmasına başlanır ancak sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi sebebiyle
sorgusu yapılamamış ise bu durum delillerin ortaya konulmasına engel olamaz ortaya konulan deliller
sonradan gelen sanığa bildirilir cumhuriyet savcısı ile sanık ya da müdafi birlikte rıza gösterirler ise tanığın
dinlenmesi veya başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilir delilin ortaya konulması istemi
bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez ortaya konulması
istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddedilir ortaya konulan deliller ile ilgili tartışmada
söz sırasıyla katılana veya vekiline cumhuriyet savcısına sanığa ve müdafine veya kanuni temsilcisine verilir
cumhuriyet savcısı katılan veya vekili sanık müdafinin veya kanuni temsilcisinin açıklamalarına sanık
müdafi ya da kanuni temsilcisi de cumhuriyet savcısının katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap
verebilir hüküm öncesi son söz hazır bulunan sanığa verilir bu aşamada zorunlu müdafinin hazır olmaması
hükmün verilmesine engel teşkil etmez hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere
dayandırır bu deliller hakimin kanaatiyle takdir edilebilir yüklenen suç hukuka uygun her türlü delille ispat
edilebilir duruşma için tutanak tutulur
Metin 14
görevsizlik yetkisizlik birleştirme ayırma davanın nakli ve durma gibi kararlar usule yönelik kararlardır
iddianamenin kabulü sonrası işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı ya da dışında kaldığı anlaşılırsa
mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığına
kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verebilir görev ile ilgili mahkemeler arasında uyuşmazlık
çıkması halinde görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler duruşmada suçun hukuki
niteliğinin değişmesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez görevli
olmayan hakim ya da mahkeme tarafından yapılan yenilenebilecek bütün işlemler hükümsüzdür adli yargı
içindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir davaya bakma
yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir suçun işlendiği yer belli değilse şüpheli ya da sanığın
yakalandığı yer yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir birkaç hakim veya mahkeme arasında
olumlu ya da olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa ortak yüksek görevli mahkeme yetkili hakimi veya
mahkemeyi belirler yetkisizlik kararını ilk derece mahkemesince sanığın sorgusundan önce bölge adliye
mahkemesince duruşmasız işlerde incelemenin hemen başında duruşmalı işlerde inceleme raporu
okunmadan önce verilir bu aşamadan sonra yetkisizlik itirazı olamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta
resen karar veremez yetkisizlik kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir mahkeme bakmakta olduğu birden
çok dava arasında bağlantı görür ise birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleşmesine
karar verebilir birleşen davalarda bu davaları gören mahkemenin tabi olduğu yargılama usulü uygulanır
davaların ayrılması kararı yargılamanın daha sağlıklı yürütülmesi adına birlikte açılmış ya da sonradan
birleştirme kararı verilmiş davaların ayrı olarak görülmesi için verilen bir karardır işin esasına girdikten
sonra ayrılan davalara aynı mahkeme devam eder kovuşturma evresinin her aşamasında bağlantılı ceza
davalarının birleşmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkeme karar verir yetkili hakim veya mahkeme
hukuki veya fiili sebeplerle görevini yerine getiremeyecek herhangi bir durumda bulunurlarsa yüksek
görevli mahkemece davanın başka bir yerde bulunan aynı derecede mahkemede görülmesi için nakline karar
verilir
Metin 15
takip talebiyle birlikte icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir borçlu süresinde itiraz etmezse ödeme emri
kesinleşir bu aşamada alacaklının cebri icra talebine devam etmesine haciz talebi denir alacaklının haciz
talebinde bulunmasından sonraki üç gün içerisinde alacaklının faiziyle birlikte giderler dahil olmak üzere
borçludan alacağı menkul gayrimenkul mallar ya da alacak haklarının miktarı kadar haciz işlemi yapılır bu
işlemi yetkili icra dairesi memuru yapar borçlu haciz işlemi yapan icra dairesi görevlilerine kıymetli
mallarını göstermeye mecburdur görevlilerin gerekirse kolluk kuvvetleri aracılığıyla zor kullanma yetkileri
vardır icra dairesi görevlileri haczedilen her kıymetli malı takdir ettikleri kıymeti ile birlikte haciz tutanağına
yazar kıymet takdiri konusunda şüphe olan durumlarda bilirkişiye başvurulur alacaklının dışında başka
alacaklıların da hacze iştirak etmesi için yapılan takip talebi veya icra mahkemesinde açılan davadan önce
işleme konulmuş geçerli belgelere sahip olmaları gerekir ayrıca yapılan haciz işlemi satış yoluyla paraya
çevrilmemiş olmalıdır davadan takip talebinden önce alınan bir aciz vesikası ilam senet veya resmi
dairelerden alınan hak doğurucu belge olmadan hacze iştirak edilemez borçlunun taşınmazının haczedilmesi
için tapuda üzerine kayıtlı olması yeterlidir icra müdürlüğü ilgili taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu sicil
müdürlüğüne haciz yazısı yazarak haciz işlemini gerçekleştirir borçlunun taşınır malları ise icra dairesi
görevlileri tarafından kıymet takdiri yapılarak bulunduğu yerde haciz tutanağına geçirilir borçlunun üçüncü
şahıslar üzerindeki hak ve alacakları için de taşınır mallara özgü haciz işlemleri uygulanır icra müdürlüğü
talebe istinaden üçüncü kişi adına bir haciz ihbarnamesi gönderebilir üçüncü kişilerin haczedilen malları
arasında sadece taşınır olanları için hak iddiasında bulunmaları mümkündür bulundukları iddiaya istihkak
iddiası denir haciz işlemi yapılırken haciz yapılan mallar üzerinde borçlunun dışında başka birinin de
sahipliği olduğu borçlu ya da üçüncü bir şahıs tarafından iddia edilirse bu iddia icra müdürlüğünce tutanak
altına alınır icra dairesi iddiayı taraflara tebliğ eder tarafların beyanları için kendilerine üç günlük süre verilir
konunun tarafları verilen süre zarfında itiraz etmezlerse iddia kabul edilmiş sayılır
Metin 16
dilekçeler bireylerin muhatabına meramını anlattığı yazılı metinlerdir bu metinlerin hukuk kuralları ile
belirlenmiş şekil şartları olsun ya da olmasın her dilekçede mutlaka uyulması gereken bazı şartları vardır
diğer bir deyişle meramın düzgün ve etkin biçimde ifade edilmesinde yazılı olmasa da olağan özellikler
bulunmaktadır ilkokul yıllarımızdan itibaren türkçe derslerinde türkçe dil bilgisi kuralları yazım imla ve
noktalama kompozisyon yazımı gibi dersler verilmiştir bu derslerde yıllardır öğretilen hususlar bugün basit
bir dilekçe yazımında en temel özellikler olarak karşımıza çıkar buradan hareketle herhangi bir dilekçenin
sahip olması gereken genel özellikler şu şekilde sıralanabilir dilekçeler çizgisiz kağıda yazılır dilekçe
yazarken el yazısı ya da bilgisayar kullanılabilir el yazısının kullanılması durumunda tükenmez veya dolma
kalem kullanılmalıdır kurşun kalemle dilekçe yazılmamalıdır dilekçe kağıdın bir yüzüne yazılır kağıdın
arkalı önlü kullanımı uygun değildir ayrıca sayfanın üst kısmında altında sol ve sağ yanlarında boşluk
bırakılmalı ve dilekçe metni sıkışık bir biçimde yazılmamalıdır bazı dilekçe örnekleri başvurular için tek tip
bir formatın uygulanması ve kişilere kolaylık sağlaması bakımından matbu olarak bulunur bu matbu
dilekçelerin uygun biçimde doldurulması ile başvuru yapılabilir dilekçede sonradan silme tahrifat kazıntı
olmamalıdır başka bir imkanın bulunmadığı durumlarda ise dilekçe üzerinde yapılan bu değişikliğin bilginiz
dahilinde olduğunu ifade eden ilgili yerin paraflanması yöntemi kullanılabilir dilekçe metni açık ve anlaşılır
bir şekilde ele alınmalıdır kelimeler kısaltılarak yazılmamalıdır dilekçede hitap metin tarih ad ve soyad imza
iletişim bilgileri ve varsa ekler bölümü bulunur basit kompozisyon yapısı konularında öğrendiğimiz gibi
metin temel olarak giriş gelişme sonuç kısımlarından oluşur benzer şekilde dilekçe de bu bölümlerden
oluşmaktadır dilekçelerin giriş bölümünde olay anlatılır gelişme bölümünde ilgili soruna ilişkin istekler
talepler dile getirilir sonuç kısmında ise saygı sunumu ve arz kısmı bulunur dilekçelerin açık ve anlaşılır
biçimde yazılması için öncelikle türkçe hakimiyetinin iyi olması gerekir dilin gerek konuşma gerek yazıda
etkin ve zengin kullanılması çocuk yaşlardan itibaren kazanılan okuma alışkanlığı ile oldukça ilişkilidir
Metin 17
tipe uygun hukuka aykırı kusurlu insan davranışı olarak tanımlanan suç karşılığında uygulanan yaptırıma
ceza denir cezalar hürriyeti bağlayıcı nitelikte olabileceği gibi para cezası da olabilir yine hürriyeti bağlayıcı
nitelikteki cezalar tek tip olmayıp işlenen suçun özelliğine göre farklı sürelerle belirlenebilir ayrıca
belirtmek gerekir ki ceza mutlak suretle bir suçun karşılığı olmak zorunda değildir kabahat niteliğindeki
düzene aykırılık eylemleri için de öngörülen yaptırımlar arasında idari para cezaları bulunmaktadır ve bu
cezalar da infaz hukukunun konusunu oluşturmaktadır geleneksel olarak cezanın amaçlarını iki grupta
toplamak mümkündür birincisi ceza ödetmeye hizmet eder diğer bir deyişle işlenmiş kusurlu fiilin kuralları
ihlal etmesine misilleme tepkisidir ikincisi önlemeye hizmet etmektedir yani toplum veya bireyler üzerinde
etkili olmak suretiyle suçu önlemeye çalışmaktadır bugün baskın görüş ödetici ve önleyici amaçları
bütünleştirmiş bulunan karma görüştür bu bağlamda ceza bir yandan suçluyu topluma uyumlu hale
getirmeyi gerekirse toplumdan dışlamayı amaçlarken öte yandan yasada düzenlenmek ve infaz edilmek
suretiyle korkutmalıdır gerçekten bugün uzlaştırıcı teoriler geçerli olup bu teorilerin ulaştığı çizgi ceza
hukukunun günümüzdeki özel işlevini de ortaya koyar ceza hukukuna özgü amaçlardan ilki toplumsal
yaşam yönünden en önemli değerleri özel biçimde korumaktır ceza temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmış
olduğundan ancak önemli durumlarda ortaya çıkabilir kural olarak örneğin bir sözleşmenin ihlali
cezalandırılmaz bu yönüyle ceza hukuku hukuk sisteminin içinde diğer hukuk dallarına yardımcıdır son
çaredir bunun zorunlu bir sonucu olarak ceza hukuku yaptırımları arasında da özgürlüğü bağlayıcı ceza son
çare olarak görülmelidir genel ve özel önleme ceza hukukunun özel işlevi bakımından önemli rol
oynamaktadır genel önlemenin bir işlevi yerine getirdiği muhakkaktır ancak özel önlemenin gerçekleşmesi
yani bireyin uslanarak yeniden topluma kazandırılması için infaz konusunda bazı özel düzenlemelere ihtiyaç
duyulmaktadır bu nedenle özellikle infaz hukuku temel ilkeleri belirlenmiş ve infaz kurumları yeniden
şekillenmiştir gerekli önlem alınsa da cezaevindeki psikolojik durum bireyi farklı eylemlere sevk eder bu
durum özellikle kısa süreli cezalarda dikkat çekmektedir
Metin 18
hukukun tanımlanması ve doğasının ya da öz niteliğinin kavranması için hukukun temel işlevlerinin
bilinmesi zorunludur hukukun temel işlevlerini üç ana başlık altında toplayabiliriz bunlar hukukun düzen
sosyal gereksinimleri karşılama ve adalet işlevleridir her ne kadar hukukun tanımlanması konusunda bir
görüş birliğinin varlığı söz konusu değilse de hukukun işlevsel açıdan adalete yönelen toplumsal yaşam
düzeni olarak tanımlanması mümkündür hukuk kavramının tanımı gereğince düzen adalet ve sosyal
gereksinimleri karşılama olmak üzere üç temel işlevi bulunmaktadır buna bağlı olarak hukuk normlarının
biçim sosyal olgu değer yargısı olmak üzere üç temel karakteri söz konusudur belirtildiği üzere hukukun üç
temel işlevinin analizi hukukun doğasının kavranmasına imkan tanır ancak temel işlevlerin analizi dışında
bu işlevler arasındaki çelişkilerin de ortaya konulması zorunludur zira hukukun doğasında mündemiç
bulunan bu temel işlevler arasında çatışık bir ilişkiler ağı bulunmaktadır örneğin hukukun düzen işlevi somut
hukuksal olayların kendilerine özgü niteliklerini göz ardı eden bir şekillenmeye yönelirken adalet işlevi
hakkaniyet ilkesi gereği somut hukuksal olayların özelliklerini dikkate alır hukukun öz niteliğinden kaynaklı
bu çelişkilerin tümden ortadan kaldırılması olası değildir ancak bu işlevler arasında bir uyumu ya da
bütünlüğü sağlama olasılığı söz konusudur hukukun bu temel işlevleri bağlamında adalet işlevinin temel
nihai amacı oluşturduğunun ifade edilmesi gerekmektedir hukukun tanımında olduğu gibi amacının
belirlenmesinde de bir görüş birliği söz konusu değildir hukukun amaçları bağlamında düzen güvenlik adalet
özgürlük ve eşitlik gibi bazı kavramlar gündeme gelmektedir insanın doğası gereği toplumsal bir varlık
oluşu toplumsal yaşam düzenini gerekli kılmaktadır insanlık tarihi boyunca bu ihtiyacın bir yansıması olarak
insanlar bir takım kurallar ile sosyal yaşamlarını düzenlemeyi amaçlamıştır bu hedef kapsamında ahlak din
örf ve hukuk kuralları toplumsal düzeni sağlamayı amaçlayan kurallar bütünü olarak ortaya çıkmışlardır bu
düzenleyici kurallar bütününün en önemlisini oluşturan hukuk öncelikle bir düzen kavramını ifade
etmektedir hukuk düzeni belirli bir formda varlık kazanmaktadır düzenin bir gereği olarak form hukukun
kendi öz niteliğinin bir parçasını oluşturmaktadır
Metin 19
ispat bir olayın veya olgunun varlığı ya da yokluğu konusunda hakimin kanaat sahibi olmasına yönelik
faaliyet olarak tanımlanabilir bir hususu ispatlamaya çalışmak bu konu hakkında hakimi ikna etmek
anlamına gelir bir davada iddia ve savunmaya bağlı olarak karşılıklı iddiaları ispatlamaya yarayan kanıtların
toplanarak mahkemeye sunulması tarafların yükümlülüğü altındadır bir davada davacı somut olay
bakımından iddiasını dayandırdığı olguları davalı ise savunmasını dayandırdığı olguları ispat etmek
zorundadır hukuk hayatında bir olayın kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorununa ispat yükü denir
türk medeni kanununa göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını
dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür hükümden anlaşılacağı üzere kural olarak iddia eden
iddiasını ispatla yükümlüdür ancak burada yükümlülük değil bir yük vardır diğer bakış açısıyla kişi iddiasını
ispat edemezse diğer taraf onun ispatını isteyemez bu genel kuralı takiben ispat yükünün bazı istisnalarının
olduğuna işaret edilmiştir istisnalardan bahsetmek gerekirse olağan durumun aksini ispat iddia eden tarafa
düşmektedir örneğin kural on sekiz yaşını tamamlamış kişinin tam fiil ehliyetinin bulunmasıdır bu kişinin
hukuki bir işlem yapması halinde fiil ehliyetinin bulunduğu kabul edilecek aksini iddia eden iddiasını ispat
etmek zorunda kalacaktır herkes tarafından bilinen olayların ispatına gerek bulunmamaktadır bunun aksini
iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür ispat yükünün özel olarak kanun hükmüyle belirlendiği durumlarda
ispat yükü özel kanun hükmünde yazılı kimseye düşmektedir örneğin borçlar kanunu hükümleri gereği
haksız eylemde zararı ispat etmek davacıya aittir kanun birtakım karineler koyarak o karineye dayanan tarafı
ispat yükünden kurtarmıştır karine belirli olaydan veya varlığı bilinen olgudan belirli olmayan olay veya
varlığı bilinmeyen olgunun çıkarılması anlamına gelmektedir karineler fiili ve kanuni karineler olmak üzere
ikiye ayrılmaktadır fiili karineler belirli bir olaydan belirli olmayan bir olay için hakim tarafından çıkartılan
sonuçtur kanuni karinelerse bir olaydan belirli olmayan bir olay için kanun tarafından çıkartılan sonuçlardır
bazı kanuni karinelerse kesin karine olup aksi ispat edilemez örneğin tapu siciline kayıtlı olan hususların
bilinmediği ileri sürülemez
Metin 20
kurum ve kuruluşlarda üretilen belgelerin korunması da en az belge yönetiminin diğer unsurları kadar
önemlidir belgelerin uzun zaman boyunca zarar görmeden korunmasının yanı sıra kurumsal ve
belgelenebilecek yapıya uygun bir saklama planının tasarlanması gerekir dosyalar öncelikle güneş ışınları
rutubet yangın ve su baskınları gibi tehlikelerden korunmalıdır belgelerin fiziksel özelliğini bozan bazı
zararlı etkilerin de mümkün olduğunca azaltılması gerekir bunlar kağıt içindeki asit miktarı bakteri toz
haşere gibi zararlı etkenlerden kaynaklanır ayrıca gizli ve önemli belgelerin tahrip olmasının çalınmasının
veya kopyalanmasının önüne geçilmesi de son derece önemlidir bu tür belgeler gerekli görüldüğü takdirde
ayrı ve güvenli bir yerde tutulmalıdır belgeleri korumanın üç önemli nedeni vardır bunlar belgeleri bilgi
kaybına neden olacak her türlü tahrip edici unsura karşı korumak belgelerin kaybolmasını önlemek
belgelerin ilk haldeki gibi asli düzenlerinin bozulmasını engellemek şeklinde sıralanabilir işaret edilen bu
nedenler belgelerin hem fiziksel olarak korunmaları hem de belgelere erişimin doğru eksiksiz ve hızlı
sağlanması ile ilişkilidir kurum ve kuruluşlarda belge yönetiminin son aşaması arşiv çalışmalarıdır
kurumların faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıkan ve çeşitli kullanım alanları olan belgeler belirli bir süre
saklandıktan sonra arşivlerde muhafaza edilir bu bağlamda arşivler kurum ve kuruluşların bilgi depolarıdır
arşiv malzemesinin uzun süre güvenli bir ortamda sağlam bir şekilde muhafaza edilebilmesi için arşivleme
araçlarına ihtiyaç duyulur arşiv malzemelerinin ne tür kaplarda saklanacağı bunları yerleştirecek raflar
dosya dolabı imha makinesi gibi arşivleme araçları da en az arşiv araçları kadar önem taşır plastik veya
karton malzemelerden üretilen kutuların içerisine arşivlenecek malzemeler belirli bir düzene göre
yerleştirilir arşivlenecek malzemenin dağılmadan toplu bir şekilde saklanması sağlanır arşiv kutularının
içerisine koyulan arşiv malzemelerinin içeriği hakkında kutunun dışına bilgiler yazılır arşiv süresi kısa olan
ve bir süre sonra imha edilmesi planlanan arşiv aletlerinin istifinde arşiv kutuları tercih edilir bu kutuların
sık sık hareket etmesi zarar vereceğinden kalıcı bir şekilde istifine özen gösterilir arşiv malzemesi saklama
kutusu ucuzdur hiçbir metal ve kimyasal madde olmadan katlama usulü yapılır arşiv malzemesi bırakıp
tekrar rahatça çıkarılabilecek şekilde kapatılır
Metin 21
yasal temsil dava ehliyeti olmayan kişiler için öngörülmüş temsildir ayrıca tüzel kişilerin kendilerini temsile
yetkili organı aracılığıyla temsil edilmesi yasal temsil kapsamında değerlendirilir yasal temsilin hangi
hallerde mümkün olduğu içeriği ve sona ermesi kanunla belirlenir yasal temsilci temsil ettiği kişi adına
hareket eder bu sebeple davanın açılıp açılmayacağına tek başına karar veremez örneğin davanın açılması
için izin gerekliyse yasal temsilci izin belgelerini mahkemeye vererek dava açabilir gerekli olan belgelerin
mahkemeye verilmemesi durumunda dava açılmamış sayılır türk hukuk sisteminde avukatla temsil zorunlu
değildir bu nedenle dava ehliyeti bulunanlar kendi davasını açıp takip edebilir veya atadığı bir temsilci
aracılığıyla davasını açabilir ve takip edebilir bu tür durumlarda iradi temsil söz konusu olur iradi temsil
tarafların iradelerine dayanan temsildir davanın taraflarından herhangi birisi kendisini temsil edecek kişiye
vekalet vererek davayı takip etmek isteyebilir ancak vekalet verilecek kişiler yalnızca baroya kayıtlı
avukatlardır kişiler noterde yapacakları işlemle baroya kayıtlı avukatlar arasından bir veya birkaçına vekalet
verebilir vekalet temsil yetkisi bakımından genel vekalet ve özel vekalet olmak üzere ikiye ayrılır genel
vekalet davada gerekli olan işlemlerin tamamını yapabilme yetkisidir ancak genel vekaleti olan kişilerin
vekalet verenin izni olmadan yapamayacağı işlemler de bulunmaktadır hukuk muhakemeleri kanununa göre
temsilcilerin sulh olma davanın tamamını ıslah etme hakimi reddetme yemin teklif etme yemin kabul etme
gibi bazı işlemleri yapabilmesi açık yetki verilmesiyle mümkündür belirli bir veya birkaç işlemin temsilci
aracılığıyla yapılmasına olanak veren vekalet türüne ise özel vekalet denir özel vekaletname olarak
düzenlenmiş vekaletnamede temsilcinin yapabileceği işlemler yer aldığı için temsilci bu işlemlerin dışında
işlem yapamaz dava devam ederken taraflardan birisinin kendisine yardım etmek üzere üçüncü kişiye davayı
haber vermesine davanın ihbarı denir davanın ihbarı genel itibarıyla davaya müdahale değildir nitekim
davaya müdahale üçüncü kişinin kendi isteğiyle gerçekleşir mecburi dava arkadaşlığının mevcut olduğu
durumlarda davanın ihbarı söz konusu değildir davanın ihbarının ilk koşulu ihbar yapılacak kişinin davanın
tarafı olmayan üçüncü kişi olmasıdır ihbarda bulunan tarafın ihbarda bulunmak için herhangi bir makamdan
izin almasına gerek yoktur
Metin 22
toplum düzeninin ayakta kalması ve sosyal barışın korunması için kişilerin sahip olduğu hakları hukuk
düzeni korumalıdır hukukun tek işlevi kişilerin sahip olduğu hakları düzenlemek değildir hukuk düzeninin
bir yandan kişilerin haklarını tanıması diğer yandan kendiliğinden hak almayı yasaklaması sonucu bireysel
hakların korunması devletin sorumluluğu altına girmiştir devlet bu sorumluluğu nedeniyle mahkemeler
kurmuş ve kişilere dava hakkı tanımıştır dava hakkı bir kişinin hak elde etmek veya sahip olduğu hakkın
korunmasını temin amacıyla devletin tarafsız ve bağımsız mahkemelerine başvurma hakkını ifade
etmektedir kişinin dava hakkını kullanarak mahkemeye başvurması ve devletin hak dağıtmada harekete
geçmesini istemesine dava denilmektedir dava medeni yargılama hukukunda taraf sistemi üzerine
kurulmuştur davayı açan kişiye davacı kendisine karşı dava açılan kişiye ise davalı denir karşılıklı
uyuşmazlığın bulunduğu çekişmeli bir yargıda hakim davalı ve davacı rolünde olan tarafların olup
olmadığını göz önünde bulundurur çünkü çekişmeli yargıda davacı ve davalının olması dava şartlarından
biridir dava şartları ise davanın açılması ve dava konusu anlaşmazlık hakkında araştırma yapılıp esas
hakkında karar verilmesi için gerekli olan şartlardır tarafın belirtilmesi dava şartı olduğu için dava açılırken
davalı tarafının gösterilmesi zorunludur dava açılırken davalı taraf gösterilmemiş ise dava dilekçesi
reddedilir çünkü mahkemenin belirtilmemiş tarafı araştırma yükümlülüğü yoktur diğer taraftan dava
açılırken dava dilekçesinde birden fazla davalı veya birden fazla davacı gösterilebilir mahkemede taraflar
eşit hak ve yetkilere sahiptir buna medeni yargılama hukukunda silahların eşitliği denir bu eşitlik davalı ve
davacının mutlak anlamdaki eşitliğini değil şekli anlamdaki eşitliğini ifade eder çünkü davada tarafların
üstlendikleri roller nedeniyle birçok farklılık bulunur ancak hakim tarafları dinleyerek sonuca ulaşacaktır
çekişmeli davada dava şartı olan davalının ve davacının bulunması çekişmesiz yargı için söz konusu değildir
medeni yargılama hukukunun bir alt dalı olan çekişmesiz yargı karşılıklı bir uyuşmazlığın olmadığı ve
tarafların yer almadığı yargı türüdür bu yargı türünde taraf kavramı yerine ilgili kavramı mevcuttur
çekişmesiz yargılamada birden fazla ilgili bulunabilir hatta bu ilgililer farklı iddialar ve taleplerde
bulunabilir bu sebeple çekişmesiz yargıda talep birliği olup olmaması önemli değildir
Metin 23
eşya kavramı hukuk dilinde günlük dilde kullanılan eşya kavramından biraz farklılık gösterir günlük dildeki
kavram sıklıkla varlıkların fiziksel özelliklerini ifade etmek için kullanılırken hukukta varlıklara fiziksel
özelliklerinin yanında işlevsel bir anlam da yüklemektedir hukukta herhangi bir varlığın eşya olarak kabul
edilebilmesi için onun sadece fiziki yapısına bakılmaz aynı zamanda ekonomik toplumsal ahlaki işlevine
bakılır örneğin tek mısır tanesi hayvanın tek tüyü günlük hayatta fiziksel olarak eşya gibi değerlendirilebilir
fakat hukuken bunlar tek başına eşya olarak kabul edilmemektedir çünkü tek mısır tanesinin veya tek hayvan
tüyünün insanın herhangi bir ihtiyacını karşılayacak büyüklüğe ekonomik değere veya miktara sahip olduğu
iddia edilemez bunların üzerinde bir sanatçının çok küçük boyutlarda işlediği yazı veya resim mevcutsa bu
varlıklar hukuken eşya olarak kabul edilecektir bu durumda varlıklarda işlevsel bir farklılığın ortaya çıktığı
görülmektedir bu eşyaların sahibi kişilerin bunların sanat eserine dönüştüğünü ekonomik değerlerinin
arttığını veya başka eşyalarla değiş tokuş yapılabileceğini iddia edebilecekleri tahmin edilebilir türk medeni
kanununda sadece fiziki varlığı olan şeylerin eşya olarak kabul edileceği belirtilmiştir hukuk fiziki varlığı
bulunmayan ama ekonomik değeri olan şeyleri de bazı hallerde eşya gibi kabul etmektedir örneğin bazı
hakların eşya gibi sayıldığı ve bunların da eşyalarda olduğu gibi satış veya devir konusu olabilmesi
mümkündür türk medeni kanununda bir varlığın eşya sayılması için hukuki iradeye elverişli olması gerektiği
belirtilmiştir burada kastedilen varlığın yasaklı olmaması gerektiği ve bireysel mülkiyete alınamayacak
sınırları olmayan varlıkların eşya olarak sayılamayacağıdır örneğin hukuken satışı yasaklanmış herhangi bir
madde ülkenin doğal kaynakları gökyüzü gezegenler eşya hükmünde kabul edilemez bunlar herhangi bir
şekilde mülkiyete konu edilemez eşyaların kişisel olmaması kuralına göre insanların vücudu organları ve
cesedi eşya olarak kabul edilemez veya bunlar üzerinde herhangi bir hak iddia edilemez insan vücudunun
doğal bir parçası haline gelmiş takma organlar da eşya olarak kabul edilemez fakat takma dişe benzer
nitelikte vücuttan kolaylıkla çıkarılıp el değiştirebilecek olan protez parçalar insan vücudunun parçası olarak
görülmemekte ve eşya olarak sayılmaktadır eşya farklı ölçütler içinde değerlendirilip farklı türlerde ele
alınmaktadır
Metin 24
normatif sistem olarak da anılan tescil sistemine göre tüzel kişiliğin kişilik kazanma anı tüzel kişinin
kurulması için gerekli olan koşulun yetkili makam tarafından incelenme sonrasıdır yetkili makam tarafından
yapılan inceleme sonucunda kuruluş şartlarının yerine getirildiğinin tespit edilmesi halinde tüzel kişiliğe
izin çıkar örneğin türk hukukuna göre vakıflar tescil sistemi ile kurulur tüzel kişiliği kurmak isteyen kişilerin
herhangi yetkili bir makamdan izin almasına gerek olmayan sistem ise serbest kuruluş sistemi olarak anılır
bu sistemde tüzel kişiliğin kazanılması için gerekli olan koşullar mevzuat tarafından daha önceden
belirlenmiştir mevzuat tarafından belirlenmiş olan koşulların yerine getirilip getirilmediği herhangi bir
makam kontrolünden geçmez bu sebeple serbest kuruluş sisteminde mevzuat tarafından belirlenmiş koşullar
yerine getirildiği anda tüzel kişilik kazanılmış olur örneğin siyasi partiler sendikalar ve dernekler serbest
kuruluş esasına dayanır tüzel kişiliğin kazanılma anı kadar tüzel kişiliğin sona erme anı da önemlidir çünkü
tüzel kişiliğin fiil ehliyetinin veya hak ehliyetinin sona ermesi ancak tüzel kişiliğin son bulmasıyla
mümkündür tüzel kişiliğin sonlanması tüzel kişiliğin sona erme nedenlerine göre belirlenir medeni kanunun
ve diğer kanunların ilgili hükümlerine göre tüzel kişiliğin sonlanması üç şekilde olmaktadır bunlar
kendiliğinden sona erme bir iradeyle sona erme mahkeme kararıyla sona ermedir tüzel kişiliğin kanun veya
kuruluş işleminde mevcut belirli nedenlerin gerçekleşmesi sonucu başka işlem veya karara gerek olmadan
kanun gereği sona ermesi durumunda tüzel kişilik kendiliğinden sona ermiş kabul edilir infisah veya
dağılma olarak ifade edilen durum genellikle tüzel kişiliğin amacını gerçekleştirmesi veya tüzel kişiliğin
amacını gerçekleştirmesinin imkansız hale gelmesi durumunda gerçekleşir örneğin belirli süre için
kurulmuş tüzel kişiler sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer tüzel kişiliğin sona erme sebeplerinden
diğeriyse fesihtir tüzel kişiliğin iradeyle sona ermesi durumuna örnek olan bu sona erme sebebinde tüzel
kişilik yetkili organ veya mahkeme kararı ile sona erebilir yetkili organlardan kasıt ilgili tüzel kişilerin bu
konuda karar almaya yetkili organıdır tüzel kişiliği sona erdiren sebeplerden sonuncusu ise mahkeme
tarafından verilen karardır kanunda sayılan belirli bir nedenin ortaya çıkmasıyla tüzel kişilik mahkeme
kararına dayanılarak sona erdirilebilir
Metin 25
dünya üzerinde gerçekleşen bütün olumlu gelişmeler yalnızca insanın varlığının devam etmesine yönelik
etkilere sahiptir günümüzde meydana gelen gelişmelerin yeniliklerin en önemli etkisi bu unsurların insanın
kişiliğini geliştirmeye hizmet etmesi ve kişiliğini korumasıdır hukukta kişi hak ve borçlara sahip olabilen
varlıktır kişilik kavramı ise dar anlamda ve geniş anlamda olmak üzere iki farklı şekilde tanımlanmaktadır
dar anlamda kişilik ile kişi kavramı eş anlamlıdır geniş anlamda kişilik hak ehliyetini fiil ehliyetini kişilik
haklarını ve kişisel hal sicillerini kapsamaktadır kişisel haller kişinin kendine özgü bulunan onu diğer
insanlardan ayıran nitelikleridir örneğin kişinin erginliği medeni durumu cinsiyeti gibi unsurlar kişisel haller
arasında bulunan ve hukuk düzeni tarafından dikkate alınan niteliklerdir kişinin insan onuruna yaraşır bir
hayat sürdürebilmesinin olmazsa olmaz şartı onun maddi manevi ve ekonomik bütünlüğü ile kendi varlıkları
üzerinde sahip olduğu mutlak haktır kişilik hakkı parayla ölçülemeyen vazgeçilemeyen başkasına
devredilmeyen ve mirasçılara geçmeyen bir haktır örneğin bir kişinin şeref ve haysiyeti özgürlüğü aile içi
sırları fikri faaliyetleri adı şöhreti gibi unsurlar kişilik hakkı kapsamında olup başkalarına devredilemez
niteliktedir kişilik haklarının vazgeçilemez ve devredilemez haklar olduğu medeni kanunun ilgili
maddesinde kimse hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez kimse özgürlüklerinden
vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz ifadesi ile kesin olarak belirtilmiştir
bahsi geçen maddede kişilik haklarının devredilemez nitelikte olduğu vurgulanmış ise de hangi unsurların
kişilik hakkı içerisinde yer aldığı açık bir şekilde belirtilmemiştir bu unsurların belirtilmemesinin sebebi
insan varlığını oluşturan ve insanın sırf insan olduğu için sahip olduğu değerleri bir bütün olarak belirtmenin
zor olmasıdır bir diğer sebep ise sınırsız sayıda olan kişilik haklarının kanun ile sınırlandırılmasının kişilik
haklarına doğrudan zarar verecek bir durum olmasıdır hukukta kişilik hakları konusunda sınırlı sayı ilkesi
geçerli değildir medeni kanunda sayılmamış ise de hukuk bilimciler kişilik haklarını maddi haklar manevi
haklar mesleki haklar ekonomik haklar gibi farklı kategorilerde incelemektedir maddi haklar kişinin vücut
bütünlüğüne yönelik hakları iken manevi haklar kişinin onuru ve saygınlığına yönelik haklarıdır
Metin 26
hukukta önemli olgulardan biri hak sahibi olmak olup bunu ispat ederek ortaya çıkarabilmek aynı derecede
önemlidir gerçekte hak sahibi olan birçok kişinin ispat kurallarına dikkat etmemesinden kaynaklı hakkını
ispat edemediği bunun sonucunda mağdur olduğu çok fazla örnek bulunmaktadır dolasıyla hak kazanılırken
ve kullanılırken ileride durumun nasıl ispat edileceği düşünülmelidir bir hukuki uyuşmazlıkta taraflar her
türlü delille hakkını ispat edebilir medeni kanun bu ispat araçlarından resmi belgelere özel bir önem
yüklemiştir medeni kanunun ilgili maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri
hakkını dayandırdıkları olguların varlığını ispatla yükümlüdür ifadesi ile iddia edenin ispat etmekle
yükümlü olduğu belirtilmiştir bir kişi birisinden alacağı olduğunu iddia ediyorsa bu durumu kişinin ispat
etmesi gerekmektedir borçlunun borçlu olmadığını ispat etmesi gerekmez hukuken haklı olduğunu savunan
ve tartışma başlatan taraf hakkının dayandığı olayları olguları ispat etmek zorundadır buna karşın diğer taraf
da karşı ispat hakkını kullanmakta serbesttir burada önemli olan tartışmayı başlatanın yani haklı olduğunu
iddia edenin ispatla yükümlü olmasıdır örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiasıyla dava açan
yani hukuken tartışmayı başlatan davacı eş bu evliliğin ne şekilde sarsıldığını ispat etmek zorundadır diğer
eşin evliliğin sarsılmadığını ispat etme yükümlülüğü bulunmamaktadır ancak taraflar kendi iddialarını ispat
etme hakkına sahiptir toplum yaşamının daha rahat ve güvenli hale gelmesi hukuk kurallarıyla oldukça
ilgilidir bunun için kanunlar bazı kurallara istisnalar getirerek insanların hukuki ilişkilerini kolaylaştırmak
ister ispat yüküyle ilgili kural iddia edenin ispat etmesi olduğu halde bazı durumlarda kanun olağan genel
doğruları hukuken doğru olarak varsaymaktadır hukuken doğruluğu kabul edilen bu türden varsayımlara
karine denir örneğin medeni kanuna göre yaş küçüklüğü akıl hastalığı akıl zayıflığı sarhoşluk ya da bunlara
benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes kanuna göre
ayırt etme gücüne sahiptir buna göre medeni kanunda sıralanan durumların dışında kalan herkesin ayırt etme
gücüne sahip olduğu karinesi benimsenmiştir dolayısıyla birinin ayırt etme gücünün olmadığını düşünen
kişi bunu ispat etmelidir
Metin 27
kamu gücüne ve otoritesine sahip olan çeşitli devlet kurumları ve kuruluşlarının bu otoriteye tabi kişilerle
veya birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarına kamu hukuku denir insanların ve
oluşturdukları toplulukların eşit şarta ve yetkilere tabi özgür kimseler olarak kendi aralarındaki ilişkilerini
düzenleyen hukuk kuralları ise özel hukuk olarak tanımlanmaktadır kamu hukukunun en temel niteliği bu
hukuk alanına giren ilişkilerde tarafların eşit olmaması kamu yararının temsilcisi konumundaki devletin ve
diğer kamu tüzel kişilerinin üstün konumda bulunmasıdır bu konumları onlara tek taraflı olarak ilişkinin
kapsamını ve içeriğini belirleme imkanı vermektedir özel hukuku karma hukuk ve kamu hukukundan
ayrıştıran en önemli özellik bu alandaki hukuk ilişkilerinin eşitlik ve irade serbestisi ilkesine dayanmasıdır
hukukta asıl olan bireylerin özgürlüklerinin ve haklarının güvence altına alınmasıdır kamu hukuku özel
hukukun hizmetinde ve onun üzerinde koruyucu olmalıdır tarihsel açıdan bakıldığında anayasa hukuku idare
hukuku ve ceza hukukunun da birey hak ve özgürlüklerini korumak üzere geliştirildikleri görülmektedir
anayasal metinler yöneticilerin siviller üzerindeki baskılarını sınırlandırma bunu en aza indirme
mücadelelerinin sonucudur aslında kamu hukukunun da karma hukukun ve özel hukukun da asıl gayesi
birey hak ve özgürlüklerini korumaktır günümüzde özel hukuk ve kamu hukuku bundan dolayı gittikçe
birbirine daha çok yaklaşmaktadır fakat bu açıdan bakılsa da gerek kamu hukukunun gerekse karma
hukukun ve bunların alt dallarının özel hukuktan ayrılmış başlı başına birer hukuk dalı olduğu görülmektedir
kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik ve irade serbestisi ilkesi doğrultusunda düzenleyen özel hukuk
kuralları konuları ve özellikleri itibarıyla birbirinden oldukça farklıdır yıllar içerisinde toplumsal hayatta
iletişimde teknolojide meydana gelen değişimler birçok yeni hukuki problemleri de beraberinde getirmiştir
bu karmaşık hukuk ilişkilerini sadece özel hukuk olarak tanımlamak yetersiz kalmaya başlamıştır özel
hukuk bir üst kavram olarak kalması şartıyla kendi içinde çeşitli dallara ayrılmıştır örneğin daha öncesinde
medeni hukukun parçası olan borçlar hukuku şimdilerde başlı başına hukukun dalı haline gelmiştir önceden
özel hukuk içinde sayılan fikir hukuku artık karma hukuk içinde sayılmaktadır özel hukukun alt dalları farklı
kaynaklarda farklı şekilde sayılabilmektedir
Metin 28
bilgi akışını sağlayan yazılı sesli veya görsel araçlara kitle iletişim araçları denir bu akış bireyden çoğula
veya çoğuldan bireye doğrudur kitle iletişim araçlarının belirleyici özelliği bir mesajı aynı anda çok sayıda
kişiye ulaştırmasıdır ülkemizde sıklıkla kullanılan kitle iletişim araçlarının başında televizyon gelir
televizyonun hemen hemen herkesin evinde bulunması ücretsiz olması ve her kitleye hitap etmesi bunun
ana nedenleri arasındadır herhangi bir toplumsal sorunun çözümünde toplumun geneline ulaşmak onları
mevcut sorun hakkında yüz yüze bilgilendirmek oldukça zordur ancak kitle iletişim araçlarını kullanarak
çok sayıda insana ulaşmak onları bilgilendirmek ve onların görüşlerini almak daha kolaydır kitle iletişim
araçları bu kolaylığının yanı sıra kitleyi olumsuz etkileme ve yönlendirme gibi özelliklere de sahiptir kitle
iletişim araçları yapısal özellikleri nedeniyle farklı kitleler tarafından tercih edilmektedir örneğin gazete tek
başına ve tüketicinin genel veya özel düşünceleri duyguları ve davranışlarında ölçü olarak değerlendirdiği
gruplara danışılmadan hızlı okunan kitle iletişim aracıdır gazete günlük haberleri gelişmeleri öğrenmek için
alınır gazetenin bir kere okunması yeterlidir ancak anlaşılmayan konular olunca tekrar okuma şansı vardır
dergi evlerde iş yerlerinde bir haftadan daha uzun süre durabilir dergi birkaç kere okunabilir çünkü dergide
yazılanlar defalarca okunabilir ve referans gruplarıyla tartışılabilir dergiler özellikle belli konularda ayrıntılı
araştırmaları içerdiği için başvuru aracı olarak kullanılabilir radyo ise gazete ve dergiden çok daha farklı bir
kitle iletişim aracıdır radyoda sade açık ve tekrarlanan bir metin ses yoluyla kitleye ulaştırılır metnin içeriği
ve ses tonlaması gibi özellikler kitle üzerinde etkili rol oynar ama sesli iletilerin hızlı unutulma riskleri vardır
televizyonda hareketli görüntü ve ses vardır ancak televizyon görüntüsü yanılsamadır gerçekte görüntü
yoktur küçük noktaların yoğunluklarıyla oluşan resim insan zihninde önceden tanımlanan bilgilerle
çakıştırılır ve bu bilgiler algılanıp anlam kazanır yarım görüntülerin diğer yarısını zihin tamamlar zihin
mekanik olarak çalışır ancak gazete okurken olduğu gibi kod çözmeyle uğraşmaz eskiden izleyicinin anında
çözümleme yapması gerekirken yeni teknoloji ile artık televizyon yayınları internet üzerinden izlenip kayıt
edilebilmektedir
Metin 29
ayırt etme gücüne sahip ve ergin olup kısıtlı olmayan kişiler tam ehliyetliler grubuna girer tam ehliyetliler
hiçbir izne gerek olmaksızın kendi iradeleriyle hukuki işlemleri gerçekleştirebilirler borç altına girebilirler
yaptıkları hukuka aykırı hareketlerden de sorumlu olacaklardır kendi haklarını korumak için dava açabilirler
ayırt etme gücüne sahip olmayan herkes tam ehliyetsizdir ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin kısıtlı
olup olmadığına veya ergin olup olmadığına bakılmaksızın tam ehliyetsiz olduğu söylenebilir doğruyla
yanlışı ayırt edebilecek zeka seviyesine sahip olmayan kişilere üç yaşındaki çocuk veya elli yaşındaki akıl
hastası örnek olarak verilebilir tam ehliyetsizler fiil ehliyetine sahip değillerdir tam ehliyetsiz kişiler ayırt
etme gücüne sahip olmadıklarından dolayı evlenemezler ayrıca tam ehliyetsizler hukuki işlem yapamazlar
bu yaptıkları hukuki işlem geçersiz sayılır bu kişilerin hukuki işlemlerini anne babası veya ayırt etme gücü
olmayanlara hukuki işlemlerde onları temsil etmek ve menfaatlerini korumak için mahkeme tarafından
atanan yasal temsilciler yürütür ancak mahkemece atanan vasiler tam ehliyetsiz kişiler adına bazı hukuki
işlemleri yapamazlar bu işlemlere örnek vermek gerekirse kefil olmak vakıf kurmak ve bağış yapmaktır tam
ehliyetsiz sayılan akıl hastaları başkalarının malına verdiği zarardan sorumlu olmazlar yaptıklarından dolayı
bu kişilere ceza verilemez ancak akıl hastalarının kusursuz sorumluluğu söz konusu olabilir yani
başkalarının malına zarar veren akıl hastasının ekonomik durumunun iyi olması halinde mahkeme
tarafından sebep olduğu zararları ödemesine hükmedilebilir ancak ceza verilemez normalde tam ehliyetliler
bazen dış etkenlerle tam ehliyetsiz hale gelebilir buna sarhoşluk örnek verilebilir kişi sarhoşken ayırt etme
gücüne sahip olmayacağından dolayı tam ehliyetsizdir iradeleriyle sarhoş olan kişiler ayırt etme gücüne
sahip olmasalar bile yaptıkları hukuka aykırı eylemlerden dolayı sorumludurlar örneğin kişi kendi iradesiyle
sarhoş olup başkasının arabasına zarar vermesi halinde hem ceza almak hem de verdiği zararın karşılığını
ödemek zorunda kalır kişi kendi iradesi dışında sarhoş olduğunu ispatlarsa ceza yaptırımı uygulanmaz sınırlı
ehliyetli tam ehliyetli şartlarını taşıdığı halde ehliyeti sınırlanan kimsedir ayırt etme gücüne sahip ve ergin
olup kısıtlı olmayan kişiler yani tam ehliyetli şartlarını taşıyıp da kendilerine yasal danışman atanan
kişilerdir
Metin 30
hak kavramı hukukla ilgili temel kavramlardan biridir adalet ve hukuka uygunluk anlamlarına gelen hak
kelimesi arapça hukuk kelimesinin tekil halidir verilmiş bir emekten dolayı maddi ve manevi yetkidir hak
yasalar ve anlaşmaların insana tanıdığı yetkilerin toplamıdır kişiler haklarını kullanıp kullanmama iradesine
sahiptirler bir hakkın kullanımı ise medeni kanunda belirtildiği üzere dürüstlük ilkesi dahilinde olmalıdır
hak sahipleri özel veya tüzel kişiler olabilir sağ olarak doğmak koşuluyla ana rahmine ilk düştüğü andan
itibaren insanlar hak ehliyetini kazanırlar haklar kanunlarla düzenlenerek koruma altına alınırlar haklar
aslında hukuk kurallarına dayanır toplum içinde yaşayan herkesin üstlenmesi gereken belli başlı rolleri
bulunur aynı zamanda devletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından güvence altına alınan haklar da
bulunmaktadır din ve vicdan hürriyeti düşünce hürriyeti özel hayatın gizliliği hakları sahip olduğumuz
haklardandır kişilerin hukuk düzeni tarafından korunan menfaatlerini ifade eden hak kavramı hukuk
kavramı ile birleşiktir bilimsel bir disiplin sistemi olarak hukuk kişiler arası ilişkileri kişiler ile devlet veya
devleti oluşturan kurumlar arası ilişkileri ve devlet ile devletler arası ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür
hukuk kişilere yetki verebileceği gibi yaptırım da uygulayabilir ceza yaptırımı yasaya ve kurala aykırı
davranılması halinde hukuk düzenince öngörülen sonuçtur yaptırımın amacı ise kişilerin hukuka uygun
davranmasını sağlamak ve toplumsal düzene aykırı davranışın meydana getirdiği olumsuz sonuçları
önlemektir örneğin trafikte kırmızı ışıkta durması gereken bir aracın yoluna devam etmesi halinde aracı
kullanan kişiye ve araç sahibine trafik cezası yaptırımı uygulanması borcunu zamanında ödemeyen kişinin
malına hukuki yollarla el konularak alacaklıya hakkın verilmesi bir mala zarar veren kişiye bu malın
değerinin ödettirilmesi gibi hukuk sisteminin en önemli özelliği yasaların açık anlaşılır ve kesin olmasıdır
yazının icat edilmesinden sonra bütün yasalar yazılı hale getirilmiştir yasal kurallar sistemli şekilde
toplanmış açıklık ve kesinlik kazanarak kolayca başvurulacak kaynak haline getirilmiştir hukuk gelişirken
birtakım esaslar üzerinde durulur bütün hukuk kurallarının amacı kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi
başkasına da yapmamak üzerine kuruludur zaten insanlar huzur ve güven içinde yaşamak için hukuka
ihtiyaç duymuşlardır ve hukuk herkes için vardır
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sınav tarihinin Cumartesi gününe denk gelmesi ve takip eden günlere yayılması, adayların sınav yerini ve saatini önceden teyit etmesini gerektiriyor. Değerlendirme kriterleri dokümanının dikkatle incelenmesi, sınavda hangi noktalara puan verildiğini anlamak açısından adaylara yol gösterici olacak.
🧮 Maaşınızı Hemen Hesaplayın
2026 yılı güncel katsayılarına göre memur, emekli, asker ve sözleşmeli personel maaşınızı tek sayfadan kolayca hesaplayın.
2026 Maaş Hesaplama Robotu →📲 Artık haberler size gelsin
📌 Yeni memur ve personel alımlarından anında haberdar olmak için İşin Olsa mobil uygulamasını indir ve Instagram hesabımızı takip et.

Google Play
App Store
Instagram
