Dijital ekonomide rekabet hukuku, son yıllarda küresel ölçekte en tartışmalı alanlardan biri hâline gelmiş durumda. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin pazar hâkimiyeti, ulusal rekabet otoritelerinin radarında yer alıyor. Bu kapsamda Rekabet Kurulu’nun Google hakkında başlattığı yeni soruşturma, yalnızca teknik bir inceleme değil; Android ekosisteminin geleceğini doğrudan etkileme potansiyeline sahip stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Rekabet Kurulu Neyi Soruşturuyor?
Rekabet Kurulu’nun 04 Şubat 2026 tarihli açıklaması, soruşturmanın kapsamının oldukça geniş tutulduğunu ortaya koyuyor. İnceleme, Google’ın yalnızca bir arama motoru veya uygulama mağazası olarak değil; mobil ekosistemin merkezindeki belirleyici aktör olarak nasıl konumlandığına odaklanıyor.
Soruşturmanın temel başlıkları şunlar:
- Google’ın telefon üreticileriyle yaptığı lisans ve dağıtım sözleşmeleri
- Android işletim sistemi üzerinden ön yüklü uygulama zorunlulukları
- Play Store aracılığıyla uygulama geliştiricilere getirilen yeni kurallar
- Alternatif uygulama mağazalarının ve hizmetlerin fiilen dışlanıp dışlanmadığı
Bu noktada Rekabet Kurulu, sadece sözleşme metinlerini değil, bu sözleşmelerin piyasa üzerindeki fiilî etkilerini de değerlendiriyor.
Android’de Seçim Özgürlüğü Gerçekten Var Mı?
Google, Android’in “açık kaynaklı” bir işletim sistemi olduğunu savunuyor. Ancak rekabet hukuku açısından asıl mesele, teorik açıklık değil; kullanıcı ve üretici davranışlarının ne ölçüde yönlendirildiği.
Rekabet Kurulu’nun yanıt aradığı kritik sorulardan bazıları şunlar:
- Telefon üreticileri, Google uygulamalarını ön yüklemeden cihaz satabiliyor mu?
- Kullanıcılar, Android cihazı ilk açtıklarında gerçek anlamda tarafsız bir seçim ekranı ile karşılaşıyor mu?
- Play Store kuralları, geliştiricileri Google’ın kendi ödeme sistemlerine veya hizmetlerine mahkûm ediyor mu?
Bu soruların yanıtı, Android ekosisteminde rekabetin şeklen mi yoksa fiilen mi var olduğunu ortaya koyacak.
2018 Kararı: Değişen Ne Oldu?
Bu soruşturmayı önemli kılan bir diğer unsur ise 2018 yılında Google’a verilen Rekabet Kurulu cezası. O dönemde Google’ın, Android üzerinden hakim durumunu kötüye kullandığı tespit edilmiş ve şirketin sözleşmelerinde değişiklik yapması beklenmişti.
Yeni incelemede şu hususlar masaya yatırılıyor:
- 2018 sonrası yapılan düzenlemeler gerçek bir rekabet ortamı oluşturdu mu?
- Değişiklikler, sadece kâğıt üzerinde mi kaldı?
- Google, pazar gücünü dolaylı yöntemlerle yeniden mi tesis etti?
Bu yönüyle soruşturma, geçmiş kararların uygulanabilirliğini ve etkinliğini test eden bir nitelik taşıyor.
Soruşturmanın Küresel Etkileri
Rekabet Kurulu’nun attığı bu adım, yalnızca Türkiye pazarını ilgilendirmiyor. Avrupa Birliği, ABD ve Asya’da da benzer soruşturmalar yürütülürken; Türkiye’de alınacak olası bir karar, küresel mobil rekabet tartışmalarına güçlü bir referans oluşturabilir.
Olası sonuçlar arasında:
- Google’a yeni idari para cezaları
- Sözleşme ve Play Store politikalarında zorunlu değişiklikler
- Android ekosisteminde daha şeffaf ve rekabetçi bir yapı
