Öne Çıkanlar Personel Alımı personel alımı 2016 Sözleşmeli Personel pkk işid

Emzirme Kanser Riskini Ortadan Kaldırıyor mu?

Emzirme, anne ve bebeği birbirine bağlayan oldukça özel ve keyifli bir süreç olmasının yanında Kanser riskinide düşürüyor!Ne kadar Düzenli ve uzun süreli emzirme yaparsanız bebeğinizdeki ve sizdeki kanser riskinide azaltıyorsunuz.Emzirmenin, bebeğin fiziksel ve ruhsal gelişimine olumlu etkisi olduğuda herkes tarfından bilinmektedir.

Emzirme Kanser Riskini Ortadan Kaldırıyor mu?

Emzirme, anne ve bebeği birbirine bağlayan oldukça özel ve keyifli bir süreç olmasının yanında Kanser riskinide düşürüyor!Ne kadar Düzenli ve uzun süreli emzirme yaparsanız bebeğinizdeki ve sizdeki kanser riskinide azaltıyorsunuz.Emzirmenin, bebeğin fiziksel ve ruhsal gelişimine olumlu etkisi olduğuda herkes tarfından bilinmektedir.

 

Emzirme, anne ve bebeği birbirine bağlayan oldukça özel ve keyifli bir süreç. Düzenli ve uzun süreli emzirme, bebeğin sağlıklı gelişimine yardımcı olduğu gibi anneyi de birçok sağlık sorunundan koruyor. Özellikle meme ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu kalkan görevi de üstleniyor. Bu nedenle her annenin doğumdan hemen sonra bebeklerini emzirmeye başlamaları gerekiyor. Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, 1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla, emzirmenin anneye ve bebeğe sağladığı faydaları anlatıyor. 
Emziren annelerde kanser riski daha az

Emzirmenin hem anne hem de bebek sağlığı açısından birçok faydası vardır. Emzirmenin, bebeğin fiziksel ve ruhsal gelişimine olumlu yönde etkileri olduğu gibi anne açısından da birçok yararı bulunur. Uzmanlar emziren annelerin meme ve yumurtalık kanserine yakalanma risklerinin daha az olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar da emziren kadınlarda kemik erimesi görülme sıklığının daha az olduğunu belirtiyor. Bu sebeple herhangi bir sağlık sorunu olmadıkça her annenin doğumdan hemen sonra bebeğini emzirmeye başlaması gerekiyor.

1 yıl ve üzeri emziren kadınlar şanslı

Emzirme sürecinde annenin östrojen seviyesinde düşme yaşandığını söyleyen Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, “Ayrıca meme hücrelerinde süt üretimi sırasında birtakım moleküler değişiklikler meydana gelir. Bu durum da hücreleri meme kanseri gelişimine karşı daha dirençli hale getirir. Meme kanseri hormonal kaynaklı bir hastalıktır ve emzirmek bu riski büyük ölçüde azaltır. Yani emzirmek kanser açısından koruyucu bir etkiye sahiptir. Ayrıca 30 yaşından önce doğum yapan, bebeklerini 1 yıl veya daha üzeri bir süre emziren kadınların yumurtalık ve rahim kanserine yakalanma riskleri de daha düşüktür.” dedi.

Kilo vermeyi kolaylaştırıyor

Emzirmenin kilo vermeyi de kolaylaştırdığını belirten Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, “Emzirme, anneyi birçok kanser riskinden korumanın yanı sıra kadının eski formuna kavuşmasına da yardımcı olur. Çünkü emzirmek doğum sonrası kilo verme sürecini kolaylaştırır. Ayrıca emzirmenin doğal bir sakinleştirici etkisi olduğundan annenin stresle baş etme gücü de artar. Emziren kadınlarda doğum sonrası kanama miktarı daha azdır. Emzirmeye devam edildiği sürece adet görme olasılıkları da düşüktür. Bu sebeple doğum esnasında kaybedilen demir depoları kısa zamanda telafi edilebilir.” dedi.

Anne ve bebeği yakınlaştırır

Emzirme döneminin anne ve bebek arasındaki bağın kuvvetlendiği çok özel bir süreç olduğuna dikkat çeken Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, “Emzirme ve anne sütünün; bebek ve anne için başta beslenme olmak üzere; sağlık, bağışıklık, gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden pek çok sayıda yararları vardır. Anne sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm sıvı, besin ve enerji öğelerini içerdiğinden, bebeğin gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlamasına yardımcı olur. Ayrıca bebeğin hastalıklara yakalanma riskini de azaltır.” dedi.

Bebeği hastalıklardan korur

Her annenin doğumdan hemen sonra bebeğini emzirmeye başlaması gerektiğini belirten Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, “Unutulmamalıdır ki ne kadar sık bebek emzirilirse süt o kadar çok artar. Anne sütü özellikle yeni doğan bebeklerde görülebilen şeker düşmesi ve sarılık riskini de azaltıcı etkiye sahiptir. Ayrıca bebekte oluşabilecek ishal, bağırsak enfeksiyonları, orta kulak enfeksiyonları, solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları ve menenjit gibi hastalıklara yakalanma sıklığını da büyük ölçüde engeller. Bunların yanı sıra diyabet, kolit, alerji ve ateroskleroz gibi kronik rahatsızlıklar da anne sütü emen bebeklerde daha az rastlanır. Anne sütü ile beslenen bebeklerin çene ve diş sağlığı daha iyidir ve obeziteye yakalanma riskleri de daha düşüktür.” diyor.

İş hayatı emzirmeye engel değil

Çalışan annelerin emzirme konusunda yaşadığı sorunlara da değinen Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, “Toplumumuzda artık birçok anne doğum sonrası iş hayatına dönmek zorunda kalıyor. Ve sütlerini sağma ve saklama gibi konularda sorunlar yaşayabiliyorlar. Hatta birçok anne ne yazık ki bebeğini yeterli derecede emziremeyebiliyor. Bu tarz sorunların yaşanmaması için öncelikle annenin sütünü sağarak saklaması gerekir. İş yerinde 3 saatlik periyotlar halinde süt sağılabilir. Bu sayede anne sütünün azalma riski de önlenmiş olur. Bebek bu sağılan sütlerle beslenmeye devam edebilir. Ayrıca sabah işe gitmeden, iş dönüşü, akşam ve gece saatleri bebek mutlaka emzirilmelidir. Emzirmeye devam etmek bebeğin sağlıklı bir şekilde beslenmesine, annenin fiziksel ve ruhsal açıdan kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur. Çalışma hayatına devam edebilmek için bebeğin en az 6 aylık olması beklenmelidir. Bebek 6 aylık olduktan sonra anne sütü haricinde ek gıdalara da başlanabilir.” diyor.Gazetevatan

Anahtar Kelimeler:
BEBEKEmzirmeKaznser
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.