Öne Çıkanlar personel alımı 2016 işçi personel alımı sözleşmeli personel alımı 2016 Personel Eleman alımı Personel Alımı

CHP'li Haluk Koç'tan Başbakan'a Bomba Gibi Gönderme!

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın seçim kararı almasından sonra gözler ana muhalefete çevrilmişti.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim hükümeti istemiyorduk sözlerine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve sözcüsü Haluk Koç,cevap gecikmedi.

CHP'li  Haluk Koç'tan Başbakan'a Bomba Gibi Gönderme!

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın seçim kararı almasından sonra gözler ana muhalefete çevrilmişti.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim hükümeti istemiyorduk sözlerine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve sözcüsü Haluk Koç,cevap geçikmedi.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "7 Haziran'dan beri milletimiz izliyor, milletimiz görüyor, en güzel notu da milletimiz verecektir. 13 yılda bu ülkeyi ne hale getirdikleri belli. Biz Türkiye'den sadece 4 yıl istiyoruz. Huzur için, barış için, hukuk için, temel uzlaşmazlık konularını çözmek için biz milletimizden 4 yıl yetki istiyoruz. 1 Kasım'a bu çerçeve içerisinde gideceğiz" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

 

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunarak soruları yanıtladı.

Toplantıya gelmeden önce Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarını izlediğini belirten Koç, "Sayın Başbakanın üniversite dersi gibi tekrarla dolu konuşmasını izledik. Kendi meşruiyetinin sancılı izahını yapmaya çalıştı" diye konuştu.

 

Koç, Artvin'deki sel ve heyelan nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyerek, "Doğanın intikam alması maalesef jandarma önlemleriyle önlenemiyor, bunu da açıkça görüşmüş oluyoruz" dedi.

 

Dün Şemdinli'de bir hain pusuda şehit olan askerlere de Allah'tan rahmet dileyen Koç, son 49 günde 61 vatan evladının şehit olduğunu söyledi.

 

Türkiye'nin her tarafından anaların feryatlarının yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Koç, bu şehitlerden birinin de Osmaniyeli Yüzbaşı Ali Alkan olduğunu hatırlattı.

 

Yüzbaşı Alkan'ın kahramanca savaştığını ve şehit düştüğünü dile getiren Koç, şöyle devam etti:

 

"Daha 32 yaşında, fidan gibi genç, hayatının baharındaydı. İki ağabeyi de asker, birini adı Mustafa, astsubay, birinin adı Mehmet, yarbay. Mehmet yarbay kardeşinin cenazesinde adeta Türkiye'nin sesi oldu. Bilinsin ki bugün Türkiye'de yaşayan her aile aynı şekilde düşünüyor, aynı şekilde hissediyor. Mehmet Yarbay, 'düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonsuza kadar savaş demeye başladılar' dedi. Saraylarda 30 tane korumayla gezip, zırhlı arabayla gezip, bir de 'şehit olmak istiyorum' diyorlar. Böyle bir şey yok. Bu isyanı herkes duydu. Herkes bilsin, bu cümleler harfi harfine bizim de düşüncelerimiz. MYK olarak kelime kelime aynı milletimiz gibi biz de altına imza atıyoruz. Ne yazık ki bu ülkenin Cumhurbaşkanının bu sözlere verecek bir hiçbir cevabı yok. Mehmet Yarbay çok büyük bir acı ile böyle bir feryatta bulundu. Bir kısım medya, troller ve bir dolu alçak kendisine hakaret etti. 'PKK'lı dediler, 'terörist' dediler, mezhep sorgulamasına kalktılar, itibarını linç etmek istediler. Bakın şu alçaklara, bu millet şehitlerine ve şehit yakınlarına asla hakaret ettirmez, o şehit yakınlarına hakaret eden karşılarında önce Türk milletini ve bizi bulur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir şehit cenazesinde elini şehidin tabutuna koyup acılı babaya, "ne mutlu oğlunuz şehit oldu" dediğini aktaran Koç, "Böyle bir utanmazlık, vicdansızlık, istismar olabilir mi? Soru çok açık; sen o mutluluktan niye kaçtın kardeşim? Dün 'analar ağlamasın' diyip, acılara ailelere 'ne mutlu oğlunuz şehit oldu' denebilir mi? O acılı analardan helallik almadan Türkiye yönetilemez" değerlendirmesini yaptı.

 

Türkiye'nin terörle 30 yıl geçirdiğini hatırlatan Koç, bu 30 yılın yarısında AK Parti'nin tek başına iktidarda bulunduğunu savundu.

Koç, "Bütün milletimizin şu soruyu açık net sorması gerekiyor; bu 13 yılda ne yapıldı ki bitme noktasına gelen terör en azgın haline geldi" dedi.

 

Bazı hükümet yetkililerinin açıklamalarına atıfta bulunan Koç, şunları kaydetti:

 

"(Öcalan bölgenin yeni aktörü) diyen bir başbakan yardımcısı. 'Öcalan'ın düşünceleri bizim de düşüncemiz' diyen bir başka başbakan yardımcısı. O zamanın başbakanı, 'İmralı ile görüşüyoruz' diyor. Başbakan başdanışmanı da 'iyi ki Öcalan var' diyor. Bunların hepsi arşivlerde var. Buradan açıkça çağrıda bulunmak istiyoruz. Evet, PKK bir terör örgütüdür ve derhal silah bırakmalıdır. Ama AKP de artık Öcalan ile arasına mutlaka mesafe koymalıdır. Bu sözleri nereye koyacaksınız AKP yetkilileri. Bu sözler yakanızda duruyor. Toplumsal barış samimiyetle şefkatle dürüstlükle demokrasiye inanmak ve gereğini yapmakla sağlanır. Türkiye'nin bu önemli sorununu çözmek için önce Türkiye, Türkiye'nin birliği, önce kişisel hak ve özgürlükler, önce demokratikleşmede tıkanan noktaları aşmak diyen bir anlayışa ihtiyaç var. Terörle etkin mücadele konusunda Türkiye üzerine düşeni tereddütsüz yerine getirmelidir. Ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde Türkiye bu mücadelesini tavizsiz sürdürmelidir. Herkes bilinsin ki temel uzlaşmazlık konusu olan bu sorun, demokrasi çerçevesinde, meşru zeminde, CHP'nin önerileri doğrultusunda çözüme ulaştırılabilir. Toplumsal barış, huzur ancak bu anlayış ile kurulabilir."

 

"TOPLAM ZARAR 32 MİLYAR LİRA"

 

Bir yandan terörün Türkiye'yi sarstığını, bir yandan da ekonomik dar boğazın gelmeye başladığını iddia eden Koç, turizm sektörünün bu yıl 7 milyar dolar zarar ettiğini, işsizliğin ise yüzde 10 seviyesine ulaştığını kaydetti.

 

Türkiye'nin potansiyelinin çok altında bir rakamla büyüyebildiğini aktaran Koç, "Yılbaşından bu yana Türk lirası dolar karşısında tam yüzde 22 oranında değer kaybetti. 13 Ağustos'tan bu yana yani 'intihar mı edeceksin' uyarısı üzerine, AKP-CHP koalisyonu çıkmaza sokanların kararından sonra reel sektörün uğradığı toplam zarar 32 milyar 400 milyon Türk lirasıdır. Bu parayı kim ödüyor? Bu parayı sırça köşklerinde oturanlar ödemiyor, ayakkabı kutularına dolar istifleyenler ödemiyor, onlar kazanıyor, onların gemileri yüzüyor ama milletin ocağı tütmüyor" değerlendirmesini yaptı. 

 

"Türkiye bu bedelleri ödemesin" diye 7 Haziran'dan sonra büyük bir sorumluluk gösterdiklerini savunan Koç, sandıktan çıkan sonuca saygı gösterilmediğini öne sürdü.

 

Milli iradenin hayata geçmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini yineleyen Koç, "Türkiye bu süreçte 'geçici, baştan savma hükümetlerle yönetilmesin' dedik. Küçük parti çıkarlarını bırakalım, 'biz önce Türkiye' diyoruz da size de 'önce Türkiye dedirtelim' dedik. Biz 'önce Türkiye' dedik, siz 'önce saray' dediniz. Onların tek derdi başlarında Demokles'in kılıcı gibi duran kaçak saray" ifadesini kullandı. 

 

DAVUTOĞLU'NA: NİYE ÇITIN ÇIKMADI?

 

Kendilerinin Türkiye'nin dertleriyle dertlendiğini ve ellerini değil, gövdelerini taşın altına koyduklarını öne süren Koç, neticede Ahmet Davutoğlu'nun böylesi bir iradeyi gösteremediğini iddia etti.

 

Davutoğlu'nun, "Her şeyi anayasal çerçevede yaptım" sözlerini de eleştiren Koç, "Sayın geçici Başbakan Ahmet Davutoğlu, anayasal meşruiyet içinde isen niye ikinci partinin genel başkanına cumhurbaşkanı tarafından görev verilmemesi karşısında çıtın çıkmadı" sorusunu yöneltti.

 

Teamüllere göre Kemal Kılıçdaroğlu'na görev verilmesi gerektiğini ancak milli iradenin yok sayıldığını değerlendiren Koç, teamüllerin, işleyen bir demokrasinin teminatı olduğunu savundu.

 

Koç, bu süreçte en üzücü şeyin ise diğer parti genel başkanlarının duruma sessiz kalması olduğunu söyledi.

 

"BAŞKANLIK OLSAYDI TABUTLAR GELMEZDİ LAFI AÇIKÇA SUÇUN İTİRAFIDIR"

 

Bir bakanın "Başkanlık olsaydı tabutlar gelmezdi" dediğini aktaran Koç, "Bunu söyleyen bakanlar var. Bu açıkça bir suçun itirafıdır. Bu sözü söyleyen bakanlar 'bugünkü terör sorunun doğmasında 7 Haziran'da verdiğiniz oyun da etkisi var' diyorlar. Bu kadar acı bir değerlendirme olabilir mi" açıklamasını yaptı.

 

CHP olarak demokrasiye inandıklarını ve milli iradeye saygı gösterdiklerini belirten Haluk Koç, şu ifadeleri kullandı:

 

"Bizim farkımız burada, eğer CHP iktidarda olsaydı, bir koalisyonun parçası olsaydı bugün birçok şey farklı olacaktı. Şimdi önümüzde bir seçim var, bir tarafta 'önce Türkiye' diyenler var, diğer tarafta 'önce ben' diyenler var. 7 Haziran'dan beri milletimiz izliyor, milletimiz görüyor, en güzel notu da milletimiz verecektir. 13 yılda bu ülkeyi ne hale getirdikleri belli. Biz Türkiye'den sadece 4 yıl istiyoruz. Huzur için, barış için, hukuk için, temel uzlaşmazlık konularını çözmek için biz milletimizden 4 yıl yetki istiyoruz. 1 Kasım'a bu çerçeve içerisinde gideceğiz." 

 

"ZAAF GÖSTERECEK HİÇBİR CHP'Lİ VEKİL YOKTUR"

 

Koç, açıklamalarının ardından soruları da cevapladı:

 

"Seçim hükümeti için partili milletvekillerine teklif gelirse ve kabul ederse ihraç edilir mi" sorusu üzerine Koç, "CHP tavrını göstermiştir, CHP bu tavrını gösterdikten sonra zaaf gösterecek hiçbir CHP'li milletvekili yoktur" dedi. 

 

Koç, başka bir soru üzerine seçim tarihinin 8 Kasım olmasının her açıdan daha uygun göründüğünü söyledi.

 

Deniz Baykal'ın bakanlık teklifi ve koalisyonla ilgili açıklamalarının sorulması üzerine ise Koç, "Eğer teklif giderse vereceği yanıtı kendisi ifade ediyor zaten. Meclis Başkanlığı seçimi geride kalmıştır. Teamüller içinde söylüyorum, seçilen Meclis Başkanının koalisyon oluşturma süreci içinde her hangi bir fonksiyonu yoktur. Bir kişiye görev verilir o siyasi partilerle görüşür, koalisyon kurulacaksa o şekilde gövdesi oluşur" yanıtını verdi.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Parti Meclisi'nin "aday belirleme yönetmeliğinde" yaptığı değişikliğe, YSK tarafından olumlu yanıt geldiğini de bildirdi.

 

(AA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.